Ulusal Basında Atıf Hoca Tartışması
Ahmet Hakan Köşesinde iki mektup yayınladı. İşte Ahmet Hakan'ın yayınladığı o mektup...
İşte Ahmet Hakan'ın yayınladığı o mektup...
Torunlardan biri İskilipli Atıf Hoca'nın torunu...Diğeri ise İskilipli'yi idama götüren "Kel Ali" lakaplı yargıç Ali Çetinkaya'nın torunu...
İkisi de mektup yazmışlar bana, dedelerini savunuyorlar.
İADE-İ İTİBAR İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ
İskilipli'nin torunu Ahmet Faruk İmal şöyle diyor mektubunda: "Bundan sonra hâlâ 'İskilipli vatan hainidir, şapka meselesi değil milli mücadeleye karşı çıktığı için asılmıştır' diyenleri hoşgörü ile karşılamayacağız, gözlerinin içine artık elimizde olan Ankara İstiklal Mahkemesi zabıtlarını sokacağız. İade-i itibar için elimizden gelen mücadeleyi yapacağız. Ama bunu sadece dedemiz için değil bütün mazlumlar için yapacağız".
OSMAN PAKSÜT DE MEKTUP YAZDI
Ali Çetinkaya'nın torunu Anayasa Mahkemesi üyeliğinden tanıdığımız Osman Paksüt de şöyle diyor mektubunda: "Atıf Hoca şapka hakkındaki kitabından beraat etmiştir. Başında olduğu Teali İslam Cemiyeti adına hazırlattığı beyannameleri Yunan uçaklarıyla cephe gerisine attırması ve böylece kurtuluş savaşında bu milletin çektiği çilelerin, verdiği kayıpların katlanmasına neden olduğu davranışlardan dolayı yargılanıp idam edilmiştir. Benim bildiğim budur".
Şu iki mektup arasındaki muazzam çelişki bile İskilipli Atıf Hoca dosyasının açılması gerektiğini ortaya koymuyor mu?
Ben dosyayı açıp "hangi dedenin haklı olduğu" sorusuna yanıt aramaya başladım bile... Elde ettiğim sonuçları sizlerle paylaşacağım.
http://www.ensonhaber.com/ahmet-hakan-2-mektup-yayinladi-2011-12-06.html
HÜRRİYET GAZETESİ YAZARI RAHMİ TURAN
Hürriyet gazetesi yazarı Rahmi Turan, İskilipli Atıf Hoca olayını kalme aldı. Bülent Arınç'ın İskilipli Atıf Hoca'nın idamını gündeme getirmesini eleştiren Turan, 'Ulusumuza hiçbir faydası olmayan çekişmeler ülkemize büyük zarar veriyor. Leyleğin ömrü gibi bizim de ömrümüz laklakla geçiyor' dedi.
İşte Turan'ın Arınç'a cevap olarak kaleme aldığı o yazı..
İskilipli Atıf Hoca olayı! Ülkemizin bin bir sorunu varken nelerle uğraşıyoruz?
ESKİ YARALARI KAŞIYORLAR
Geçim sıkıntısı, PKK terörü, soğuk kış şartlarında yaşam savaşı veren depremzedeler... Son günlerde hepsi ikinci plâna atıldı... Ülkemizi yönetenler tarih sayfalarında dolaşıyor, eski yaraları kaşıyorlar! Bunları yaparak ülkemizin birliğini, insanlarımızın kardeşliğini sağlayabilirler mi? Sağlayamazlar! Eski acı günleri gündeme getirerek halkın dertlerine çözüm getirebilirler mi? Getiremezler! O halde neden yapıyorlar bunları? Ülkenin gündemini değiştirip dikkatleri başka tarafa çekiyorlar! Sonuçta acılar derinleşiyor!
ARINÇ NEDEN İSKİLİPLİ ATIF HOCA MESELESİNİ AÇTI
Bu faydasız tartışmalara Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Arınç da çanak tuttu. AKP'nin 2 numaralı ismi olan Sayın Arınç, Dersim olaylarından bahsederken ortaya İskilipli Atıf Hoca'nın ismini de attı. (İskilip, Çorum'un bir ilçesidir.) 1926 yılında vatana ihanetten idam edilen Atıf Hoca'nın, bugünkü adı Tunceli olan Dersim 'le hiçbir ilgisi yok ama Bülent Arınç, lafı evirip çevirip İskilipli Atıf Hoca 'ya getirerek şöyle dedi: "... Ve Türkiye sadece Dersim'i değil, merhum İskilipli Atıf Hoca'yı da konuşmalıdır. İskilipli Atıf Hoca olayı, üzerinde durulması gereken bir konudur. Atıf Hoca'nın neyle suçlandığını, niçin idama mahkûm edildiğini ve ona yapılan zulmü Türkiye'nin artık konuşması lazım!" Eee... Konuştuk diyelim... 1926 yılındaki bu olayın, 85 yıl sonra gündeme getirilmesinin ne anlamı var? Bunun ne faydası olacak? Anlamak zor ama Sayın Arınç bunda bir fayda umuyor demek ki..
İSKİLİPLİ ATIF HOCA KİM?
1875 yılında doğan ve 1926 yılında Ankara İstiklâl Mahkemesi'nde yargılanıp idam edilen İskilipli Atıf Hoca kim? Ne ile suçlandı ve niçin idam edildi? Tarih bize şöyle diyor: Çalışma hayatına köy hocalığı ile başlayan İskilipli Mehmet Atıf Hoca 1902 yılında Fatih Camii'nde ders vermeye başladı, 1905 yılında İstanbul Kabataş Lisesi'nde Arapça öğretmeni oldu. 1919-1922 yılları arasında Padişah yanlısı davranarak Anadolu 'daki Kuvayı Milliye hareketi ile Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına karşı çıktı. (Kuvayı Milliye , Yunanlıların İzmir'i işgal etmeleri ve Anadolu'da ilerlemeleri üzerine kurulan ve düşmana karşı savaşan ulusal direniş kuvvetlerine verilen isimdir.)
Atıf Hoca 'nın kurucularından olduğu "Teali-İslâm Cemiyeti" adına yazılan ve bastırılan bir bildiri, Yunan ordusunun uçakları tarafından Anadolu'ya atıldı. Bildiride Türk ulusunun Kurtuluş Savaşı'na karşı çıkılıyor, Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, padişaha başkaldıran asiler olarak niteleniyordu. Bu olaylar İskilipli Atıf Hoca'nın acı sonunu hazırladı.
26 Aralık 1925 günü ya
Kaynak: İskilip.com arşivi (2011)