
Kentin tam ortasında, yaklaşık 100 metre yükseklikteki yekpare kaya kütlesinin üstünde duran İskilip Kalesi, ilçenin binlerce yıllık hikâyesinin taş tanığıdır. Üç tarafı sarp kayalıklarla çevrili tepenin savunmaya elverişli yapısı, temelinin Hitit çağına kadar indirilmesinin başlıca nedenidir; kale Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde her seferinde onarılarak kullanılmaya devam etmiştir.
715-717 yıllarında İstanbul kuşatmasına ilerleyen Emevî ordularının, kayanın güney eteklerindeki mezar oyuklarını görünce kaleye 'Menkuriye' — Delikli Kale — adını verdiği aktarılır. Kalenin içinde yaklaşık 2.000 yıllık olduğu söylenen bir su sarnıcı bulunur; Roma kuşatmalarında kullanıldığı anlatılan, 30 metrelik taş merdivenli bir yeraltı geçidinden ve biri Ulu Camii'ye, diğeri Tabakhane Mahallesi'ne açıldığı rivayet edilen iki gizli tünelden söz edilir. Zindan bölümü bugün ziyarete kapalıdır.
İskilip Kalesi'ni Anadolu'daki benzerlerinden ayıran en çarpıcı özellik, hâlâ yaşayan bir kale olmasıdır: surların içinde bugün de yaklaşık 30 evde günlük hayat sürer. 17. yüzyılda kenti gezen Evliya Çelebi, Seyahatnâme'sinde bu 'azametli kaleyi' özellikle kaydetmiştir. Günümüze batı girişi ulaşan kalede restorasyon çalışmaları sürüyor; şehir merkezinden kale yoluyla çıkılan tepe, İskilip'in kiremit çatılı dokusunu kuşbakışı gören en iyi seyir noktasıdır.
- iskilip.bel.tr — https://www.iskilip.bel.tr/iskilip/iskilip-kalesi/
- turkiyeturizmansiklopedisi.com — https://turkiyeturizmansiklopedisi.com/iskilip-kalesi
- iskilip.gov.tr — https://www.iskilip.gov.tr/ilcemizin-tarihcesi