Tünelin Sonundaki Gizem 2
Doğangir deresinin meydan çayına kavuştuğu yerde durup dağlara doğru baktınız mı hiç? Hele bu dere boyunca yürümeyi hiç denediniz mi? Eminim bu cılız küçücük su birikintisi pek çoğunuzun hiç ilgisini çekmemiştir. Halbuki binlerce yılın temiz su kaynakları olan bu dereler bizi Anadolu’nun en bakir tarihi kalıntılarına ulaştıracak birer rehberdirler. Dere yolunu takip ettiğiniz zaman kendinizi yalçın kayalar arasındaki incecik bir vadide kaybolmuş bulursunuz. Eğer mevsim baharsa ve derede su varsa iki yanınızda uzanan kayaların siyaha gömülmüş kırmızı ve yeşil çizgilerini hayranlıkla izleyerek devam edersiniz. Bir süre sonra yolunuz bir kişinin zorlukla geçeceği kadar daralır, hatta kocaman kırmızı-siyah bir kaya parçası aniden keser önünüzü. Önce acaba geri mi dönsem yolun bundan sonrası daha da bozuk galiba diye düşünseniz bile, merakınız sizi devam etmeye zorlar. Kayayı aşıp küçük bir şelaleyi de tırmanınca karşınıza çıktığınız zor yolun aksine genişliği birkaç metreyi bulan ki yanı yalçın dağlarla çevrili taştan bir galeri gelir. Burada taşlar beyaza çalar ve vadinin derinliği boyunuzu geçer. Benim gibi tarihe meraklı biriyseniz tam da eski insanların yıkanmasına müsait bir yer burası diye düşünerek dalgın, dalgın yürürsünüz. O sırada derenin yeniden daraldığı, galerinin tükendiği noktada iki yanınızdaki duvarlarda meşale ya da kandil yerleştirilebilecek iki oyuk gözünüze çarpar. Kendi kendinize iyice sapıtın artık her gördüğün oyuğu kalıntı diye fişliyorsun diye gülersiniz. O sırada suyun dar yoldan galeriye döküldüğü 1,5-2 metrelik bir şelalenin arkasında yani suyun döküldüğü duvarın içerisinde su damlası şeklinde oyulmuş bir küvet görürsünüz. Şaşkınlıkla herhalde burayı su oymuştur. Bin yıl evvel yapılmış olsaydı bu güne kalır mıydı dersiniz. Yinede merakınızı yenemediğiniz için buz gibi bahar suyuna üşütmek pahasına dalarak küvete tırmanırsınız. İşte tam esnada bir elinizle kaygan kenarlara tutunurken bir elinizle duvarı yoklayınca aynı kandil oyuğundan bir tanede burada bulursunuz. Ve şaşırırsınız. Doğa size oyun mu oynamaktadır, yoksa gerçek bir kalıntıya mı rastlamışsınızdır. Bu şoku atlatmak için kayadan fışkıran ve kökleri galerinin kenarlarına inen çamlardan tutunarak kuru bir yere oturup yaslanmakta olduğunuz yekpare beyaz-gri kayanın ne kadar sağlam olduğuna şaşırarak yukarılara bakarsınız. Kayayı parçalayarak çıkan eğri çamlara gözünüz takılır, bir çam, bir tane daha derken bulunduğunuz yerden yüz belki yüzeli metre yüksekte bir karaltı gözünüze ilişir. Haydaaaa dersiniz önce. Sonra kayanın karşı tarafındaki topraklık alandan yukarıya doğru tırmanır ve ulu bir meşeliğe ulaşırsınız. Yarın başındaki koca meşeye vardığınızda ağaçtan destek alıp karşıya bakarsınız. Gördüğünüz karaltı, girişi yapıldığı günkü kadar açık bulunan bölgenin belki de en gizemli kalıntısı olan Doğangir Kaya Tüneli’dir. Bu şaşkınlıkla geldiğiniz meşelikte oturacak bir yer arasınız. Ama bulamazsınız. Çünkü vardığınız nokta da aslında çok eski olduğu anlaşılan bir mezarlıktır.... Bölge kalıntıları hakkında benim bildiğim en kapsamlı araştırmayı yapan Ahmet GÖKOĞLU (bu çalışma 1952 yılında yapılmıştır.) bölgedeki tünelleri Paflagonya kaya tünelleri olarak adlandırmakta ve bölge halkının dört amaçla tünel kazdığını ifade etmektedir. Ø Bu tünellerden bazıları kalelere, dağ manastırlarına, korunaklı bölgelere açılan bazen kaçmak bazen de düşmanı arkadan vurmak için kullanılan geçitlerdir. Ø Bazı tüneller Paflagonların kayalar içerisine gizlemeyi tercih ettikleri ibadethanelerine açılmaktadır. Ø Bunlardan bazıları eski insanların yaşadıkları yerlerden su kaynaklarına güvenle erişmeleri için oyulmuştur. Ø Bazı tüneller ise yiyecek ve değerli eşya gizlemek için oyulmuştur (Muhtemelen bu tip tüneller sarp ve zor ulaşılabilen yerlere oyulmuştur). _İskilip.com arşivi — köşe yazısı_ _Kaynak: İskilip.com arşivi (2008)_
14 yanıt
Emğin ve aydınlatmaların için teşekkürler.
Çok güzel bir anlatım için teşekkürler. Dogangir yolundaki Tünele girmeyi deneyeceğim.
eline gönlüne sağlık sevgili salih merakla devamını bekliyoruz sabri çiçekci
Tebriklerimi sunuyorum...İskilip ile ilgili tarihi ve coğrafi bilgileri roman tadında veriyorsun sevgili Salih Hocam... (Bakma buradan tebrik yazıları yazdığıma aslında çok kıskanıyorum[):)])
O kopan ip'e epeyde para saymıştım, niçin koptu ben de anlayamadım. Belkide Çin malıydı. Made in China yerine, Made in PRC yazıyorlar belki bu numarayı anlamamışımdır o zamanlar. Şimdi yeni moda Çin malları için CCC yazmak. Saygılar. [8D]
Sayın Hocam aradığın ip olsun ne çin malı ne başka hakıkı kendir ipi buluruz gerçi İskilip'imizde yapan kalmadı ama !
Amerikalı hemşehrimizi göremedin.Seni görmeye bir daha gelecekmiş.Öyle dedi.Onun anlattıkları ve buraya kadar gelmesi İskilip hakkında anlatılan pek çok masalın gerçek olduğunun bir kanıtı bence.İskilip halkının saray kültürünü hala sürmesi ,bu insanların sonradan saraydan buraya gönderildiğinin göstergesi.Bunlar tam senlik...Yazını çok beğendim ama yorum yazmamıştım.Amerikalı hemşehrimiz sana birşeyler yazmama neden oldu. İskilip 'i seviyorum....
Merhaba Atıf Hoca'nın değerli hemşehrileri. Uzun bir süredir sitenizi ziyaret edememiştim. Siteniz modern bir görünüme bürünmüş. Tebrik ederim. Saygı ve hürmetlerimle başarınızın devamını dilerim. Ayrıca yorumlar ve paylaşılan tarihi bilgilerde çok hoşuma gitti. Diğer köylerinizin de resimlerini eklemenizi diliyorum.İyi çalışmalar. Mehmet Nazilli. Kahramanmaraş
Eğer kabul ederseniz İlçenizle ilgili birkaç resim de ben göndermek isterim.
sevgili Salih,şu an İskilip'ten birhayli uzaktayım.Ama İskilip.com'u ziyaret edince kendimi memleketimde sizleri okuyunca evimde hissediyorum.Hikayeniz çok güzel ,yüreğinize sağlık.Giriş yazmak için çok uğraştığını biliyorum ama hadi yeni yazılar görmek istiyoruz ama...Saygılar.
Hikayelerini ve yazıları okumak çok güzel ama senden bunları canlı olarak dinlemeyi tercih ederim kardeşim kalemine sağlık bafradan sevgiler.yavuz DEMİR
Gönlüne sağlık Salih'ciğim... Okuduğunu yaşamak bu olsa gerek...
Tünelden çıkamadık mı hocam. Yeni yazılarınızı merakla bekliyoruz
[:)9][:)9][:)9][:P][;)][:D][:)][:II][:I][8)][(D][P(][):)]