Örtmeniiiim!!!!!
Bir öğretmen ebediyete hükmeden insandır. Tesirlerinin nerede biteceği asla bilinemez. Henry Adams Öğretmenle ilgili, öğretmenlikle ilgili o kadar çok söz söylenmiş ki alt alta sıralasanız o bile sayfalar tutar. Ama yukarıdaki söz benim en çok hoşuma gidenlerden birisi, bekli de en başta geleni. Düşünsenize seksen yaşına gelmiş birisi bile sohbette ilkmektep öğretmeninin davranışlarının onlarcasını sayar size. Hiç birimiz öğretmenimizden aldığımız bir ödülü, duyduğumuz bir güzel sözü yıllar geçse de asla unutmamışızdır. Bir çok kimse öğretmeninin çok sevdiği bir davranışını özümsemiş onun gibi davranmaya, beklide onun gibi konuşmağa başlamışdır. Belki yürüyüşü, belki sigara tutuşu, beklide saçlarını tarayışı öğretmenine göre şekillenmiştir. Kim bilir mesleğini öğretmeninin önermesiyle seçmiştir ya da tersine küçümsemesiyle soğumuştur. Onun içindir ki; Öğretmenliğin “Tesirlerinin nerede biteceği asla bilinemez” Eğer yaptığın işin farkındaysan öğretmenlik zor zanaat. Öğretmenin işi sadece derse girip çıkmakla bitmiyor. Sadece ders anlatmakla bitse kolay. Öğrencinin ilgisini sınıfa çekeceksin, anladığı dilden konuşacaksın, onları zihinsel anlamda sınıfta tutacaksın, konundaki yenilikleri, gelişmeleri çok iyi bileceksin, SBS, ÖSS sınavlarında çıkabilecek soruları bulup çözeceksin. Üstüne üstlük birde okul içinde ve dışında bütün hareketlerini kontrol altında tutmak zorundasın. Öğrenciyi okulda tutabilmek için şimdi okul ve öğretmenler olarak okul dışında rakibimiz çok. Öğrenciyi okulda tutmak bir hayli zorlaştı. Eskiden bir iki tane kahve vardı okula gelmeyeni garanti orada dominonun başında bulurdun. O da birkaç kişiyi geçmezdi. Şimdi öylemi? Öğrencileri yolundan saptırmak için o kadar çok tuzak var ki saymakla bitmez. Birde bunlara büyüklerin takipsizliği ve ilgisizliği eklenince sonuç başarısızlık yani hüsran. Geçen sene yazdığım bir yazıda “Etin senin kemiği benim” zihniyetini eleştirdiğimde çok kıymetli fikirlerini çok önemsediğim bir dostum sitem etmişti. – Bu söz insanlarımızın öğretmenlere verdiği güveni gösterir. Diye. Yerden göğe kadar haklı şüphesiz de birçoğumuz için öğretmene güven sonsuz. Allah itibardan düşürmesin. - Çıhışamıyom hocam yardım edin. Deyip için diyalog kurmak isteyen veliler için tüm öğretmenler ellerinden geleni yapar. Yapıyorlar da. O genç öğretmenlerin çocuklar için çırpınışlarını bir görseniz. Gözleriniz yaşarır. Birçok ana baba yapmıyor o fedakârlıları Fakaaat birde çocuğunu başından ırmak için gönderip de çocuğun bırakın sınıfını okulundan bile haberi olmayanlar var. Çağırırsın gelmez, devamsızlık bildirirsin duymaz, telefon edersin yok dedirtir. Şimdi bunun ne eti yenir ne kemiği sıyrılır. Haksızmıyım terslenmemde? Şimdi diyeceksiniz ki öğretmenlik kutsal meslek. Yooo bence kutsal falan değil. Kutsal meslek Allah rızası için ücret almadan yapılan iştir. Öğretmenler parasını alıyor, öğrenciyle yakından ilgilenmek, iyi öğretmen olmaksa sorumluluk bilinciyle ve haram helal anlayışıyla ilgili. Dedik ya öğretmenlik sadece derse girip çıkmakla bitmiyor hayatın her alanıyla ilgili. Her taşın altında öğretmenin eksiği ya da fazlası var.. Öğretmenlik zor zanaat vesselam. Ama çok keyifli adıma söyleyeyim ben çok seviyorum. Yüzlerce öğrenci geldi geçti hepsi de birbirinden akıl ve ruh güzelliğine sahiptiler. İyi insan oldular. Büyük bir çoğunluğu da iyi iş yapıyorlar. Bazılarında olmadı, başaramadık onları görünce hep düşünürüm acaba nerde hata yaptık. İmkânım olsa inanın bazılarının yeniden okula gelmelerini sağlardım.. Gerçi ilkokul çocuklarının -Örtmeniiiim. Diye bağrışları daha cıvıltılı gibi geliyor ama bizimkilerin sorunlarını çözmekte daha bi keyifli. Eski, yeni, öğrenci, öğretmen herkes hakkını helal etsin ne yapalım ancak bu kadar başarabildik. Niyet iyi ondan şüpheniz olmasın. Saygılarımla. _Kaynak: İskilip.com arşivi (2009)_
11 yanıt
Okula yeni atanmıştım ne yapacağımı bilmez halde okul içinde dolaşırken en sıcak davranan sendin sevgili müdürüm. Öğretmenlik bir yana arkadaşlığında çok sıcaktı.Senden öğrendim pek çok şeyi. Berki uygulayabildim berki uygulayamadım. Seni her zaman sevdim.( yazdığın yazıya yorum değil ama duygularım... ) Senin nezdinde , senin ve tüm arkadaşların öğretmenler gününü kutlarım sevgiler / saygılar Muhlis ERKMENUĞUR
Sayın Müdürüm Yazılarınızın ve fikirlerinizin tamamına katılıyorum. Mesleğe yakıştırılan kutsiyet kavramı bence çok doğru bir kavram insana yön vermenin insan yetiştirmenin maddi bir bedeli olamaz ancak insanlar bir şekilde rızıklarını temin etmek zorunda yaşamın gereği olarak... Para için öğretmenlik yapanlar ve kendini insan yetiştirmeye adayanlar........ dediğiniz üzere haram helal kavramı belki daha ötesi.Şahsınızda tüm öğretmenlerimin gününü kutlar ellerinizden öperim.
Sevgili hocam yazınız herzamanki gibi çok güzel; yazının bu gün yayınlanıyor olması bir başka güzel... Günümüzde mesleğimize yapılabilecek en büyük katkı, saygınlığını artırmaktır bence. Siz yılardır görevinizi büyük bir aşkla sürdürmenin yanında öğretmenlik uğraşı ve kimliğinin saygınlığına da büyük katkılar getirdiniz, hepimizin örnek aldığı bir büyük öğretmen modeli oldunuz. Bu anlamda teşekkür ediyor, sizin ve tüm değerli öğretmenlerimizin öğretmenler gününü yürekten kutluyorum. Salih BARDAKCI
Sayın müdürüm. Önce buradan tüm İslam aleminin Mübarek Kurban Bayramını kutlarım. Uzun zamandır yazmıyordun ayrıca fotoğrafta paylaşmıyorsun. Ellerine saglık güzel konulara değinm,şsiniz. Biz öğrenci iken Mehmet PANAL hocamız bizi eliyle koymuş gibi buluyordu Hanın kahvede veya Mursal ağanın kahvesinde yada demirpark kıratanesin de buluyorlardı. Çok dayak yedik çok saçlarımızı kestiler Okulun bahçesinde sayısını bilemediğim kadar sıra dayağı yedik. Gerçektende ETİ SENİN KEMİĞİ BENİM diyerek sizlere emanet etikleri Babamız Annemiz veya yakınımız bu sözleri o zaman bizleri korkutuyordu. Ama herşey öğrencilerin çalışkan dürüst tertipli ileride bir meslek sahibi veya Üniversiteyi kazandırmak için ellerinden geleni yapıyorlardı hele birde üçretsiz kurs veriyorlardıda yinede gitmiyorduk. Şimdi düşünüyorumda bizim yaptığımız aptallıktan başka birşey değilmiş. Öğrencilik yıllarımda ben azda çalışsaydım da üniversiteyi kazanabilseydim Doktor Mühendis veya bir kurumun başında Müdür amir olabilseydim. Büyük düşünemedim ileriyi göremedim. Gençler lütfen okuyun. Herkese saygılar sunarım. Hakkım varsa helal olsun. Sizlerde Hakkınızı helal edim. [:II]
Hocam, kaleminize sağlık. Herzamanki gibi çok güzel yazmışsınız. bu vesile ile hepinizin mübarek kurban bayramınızı tebrik ediyorum.
Valla hocam artık işiniz dahada zorlaştı sanırım,çünkü artık öğrencilerinize bişeyler öğretmenin,onların her vaktini kontrol etmenin ve velileriyle iletişim kurmanın ötesinde değerli gençlerimizi iş hayatına motıve etmek ve onları yarınlarından ümitsiz değilde yarınlarına güvenle bakan bireyler yetiştirmek gibi sosyal bir sorumluluğunuzda var artık, ama eminim bu işi en iyi başarabilecek öğretmenlerimizden birisiniz,siz ve ekibiniz ilçemiz için ,ülkemiz için bir şanssınız, ağzınıza,kaleminize ve yüreğinize sağlık sayın Müdürüm.
Bir köşe yazarından aldım okunursa sevinirim.Öğretmenlerimize önerim amaç; doktor, hakim, müfettiş vs yetiştirmek değil iyi bir insan yetiştirmek olamalıdır. "Ne olmak istiyorsunuz? "Dürüstlük eğitimi verilebilir mi?" 7 yaşında ilköğretim öğrencisi bir çocuk otobüse binerken bilet atmalı mıdır, atmamalı mıdır? Fiili uygulamada birçok anne-baba çocuğuna bilet parası ödemeden otobüse/metroya/vapura biniyor. Çok fazla kabul etmek istemesek de aslında, kamusal bir malı belirli ölçüde çalmış oluyoruz. Marketten alışveriş yaparken izin almadan fazladan poşet alıyor muyuz? Taşıma ihtiyacının dışında ve izin almadan poşet aldığımızda yine belirli ölçüde bu poşeti çalmış oluyoruz. Bütün bunları gören çocuk da farkında olmadan nasıl davranılması gerektiğini öğreniyor. Ancak bu öğrenme, davranışı kapsarken, davranışın niteliğini kapsamıyor. Çocuk, tıpkı anne-babası gibi bu davranışın dürüst bir davranış olup olmadığını sorgulamıyor. Benzer şekilde büyüyen çocuk, sonunda okuldan mezun oluyor. Okuldan yeni mezun olan çocuk okulu bittiği halde öğrenci kimliğini kullanarak, öğrenci indiriminden yararlanıyor ve bunu yaparken hâlâ belirli ölçüde hırsızlık yaptığının farkında değil. Dünyanın dört bir tarafında önemli olduğunu sandığımız meseleleri konuşurken, en önemlilerini ıskalıyoruz. Birçok anne-babanın çocuklarıyla ilgili amacı, çocuklarının bir meslek ya da iş sahibi olarak para kazanmaları. Çocuk da benzer bir şekilde bir baltaya sap olmak istiyor. Birçok öğrenci üniversite tercihi yaparken, istediği mesleği değil, çok para getirecek olanı tercih ediyor. Anne-baba da ilginç bir şekilde çocuğunun kendisine çok para getirecek mesleği tercih etmesini onaylıyor. Hatta daha az gelirli olabilecek meslek tercihlerini reddediyor. Çünkü günümüzde birçokları için yaşamın temel amacı para yoluyla sahip olmaktan ibaret. Neredeyse hiçbir anne-baba görmedim ki, farkında olarak ve vurgulu bir şekilde çocuğunun iyi bir insan olmasını istesin. Aynı şekilde neredeyse hiçbir genç görmedim ki, 'Ne olmak istiyorsun?' diye sorduğumda 'İyi bir insan olmak istiyorum.' desin. "
Hocam ; Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar ben de size onuncu köyden yazıyorum.Yazdıklarınız yine her zamanki tam isabet olmuş.Öğrenciyi okulda tutmak artık gerçekten çok zor.Öğrenciyi okula adapte etmek zaten başlı başına bir sorun, bir de bunun üstüne ailelerin ilgisizliği işinizi daha bir zorlaştırıyor.Söylediğiniz gibi öğretmenlik zor zanaaat.Ama bu sizin gibi eski bazı öğrencilerini gördüğünde "nerde hata yaptık" diye düşünen, üzerinde bunun sorumluluğunu hisseden hatayı sadece karşında aramayan öğretmenler için zor.Olması gerekende bu ama herkes de sizin gibi düşünmüyor be hocam.Bunları yazarken amacım hiç bir öğretmenimizi karalamak değil ama belki onlarda kendi özeleştirilerini yapar diye düşünüyorum.Keşke imkanınız olsada o bahsetttiğiniz bazı öğrencileri okula geri alabilseniz.Valla koşa koşa gelirim. GÖKÇEKAYA barajında sevgiler hocam.
Öğretmenim olduğunuz için sanatlı olduğum için duyduğum gurur hiç bir zaman bitmeyecek teşekkürler
Hoam her zamanki gibi çok güzel bir yazı. Ama bir iki noktaya dikkat çekmek istiyorum. Okul mesaisi bittiği anda koşar adımlarla öğretmen evinin salonunu dolduran öğretmenlerimize ne demeli. Tabiki onların sosyal aktiviteye ihtiyacları var. Ama ne yalan söyleyim bizim öğretmen evinin oyun salonu kadar dolu bir kahvehane İskilip'te görmedim. Öğrencilerini yazılı yapıp yazılı sonuçlarını 2 ay sonra ancak okuyan öğretmenlerimizin mazereti belli olsa gerek, okey oynamaktan fırsat bulamadım. Bizler öğretmenlerimizi hep baş tacı yaptık. Yapmaya devam edeceğiz hocam. Öğretmenlerimizde bizlere örnek olmaya devam etsinler lütfen. Hocam benim yazılıyı okumaz akşam öğretmen evinde okey oynuyorsa, bende bilgisayar oynar yazılıya çalışmam diyenler olabilir. Tabi çalışıq çalışmaması öğretmeni ilgilendirmez. Saygılar hocam
iskiliptv güzel bir konuya temas etmiş park kahvesinde bile yok öğretmen evindeki okey oyununa ilgi bence bunu yetkililer görüp en azından okey bölümü kaldırılmalı eğerki okeyi bir sosyal aktivite olayı olarak görüyorlarsa kahveye ökey oynamaya giden öğrencilerde aynı şeyi söyleye bilirler ben okey oyununa bir nevi kumar olarak bakıyorum bişey yapacaksanız hayatınızın her alanında bize örnek olun ama bazı öğretmenlerimiz varkı hakkını yemeyelim özellikle tıyatroyla uğraşan ne güzel aktıviteler yapdılar ama çoğu öğretmenlerimiz onlar tıyatro gösterisi yaparken yine öğretmen evinin okey salonu tıka basa doluydu bence bu çırkın duruma biran önce çozüm bulunmalı