Öğretmenlik Mesleği Üzerine...
Merhaba sevgili okurlar, Öğretmenlik mesleğinin ne kadar kutsal bir meslek olduğu hakkında hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Gerçektende bir şeyler öğretmek, aydınlatmak, hayata hazırlamak gibi pek çok işlevi olan öğretmenlik mesleği kutsal bir meslektir. Toplumun bakış açısının zaman zaman farklılık gösterdiği olmuştur. Bazı dönemlerde öğretmenlik mesleği maalesef küçümsenir boyutta algılanırken, son yıllarda mesleğe olan ilginin arttığını gözlemlemekteyiz. Bu çok önemli bir konu. Çünkü bu sayede daha nitelikli öğretmenler yetiştirme fırsatı elde etmiş oluyoruz. Nitelikli öğretmen demek, nitelikli toplum demektir. Tarihsel süreç incelendiğinde, cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren öğretmenler toplumda saygın bir konum elde etmişlerdir. Bu durumu Başöğretmen Mustafa Kemal ATATÜRK “ÖĞRETMENLER, YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR” Sözüyle ne güzel ifade etmiş. Aşağıda aktarılan anı, Atatürk’ün öğretmenlere verdiği değerin önemli göstergelerinden birisidir. Yazı devriminden sonra (1928), Atatürk'ün kara tahta başındaki resmi görülünce, O'na "Başöğretmen" denilmeye başlanmıştı. Aslında, adlandırmada geç kalınmıştı. Kurtuluş Savaşı'ndan hemen sonra, bir İstanbul gazetecisi kendisine şöyle bir soru yöneltmişti: -Yurdu kurtardınız. Şimdi ne yapmak isterdiniz? Hiç duraklamadan şu cevabı vermişti: -Milli Eğitim Bakanı olarak Türk Kültürünü Yükseltmeye çalışmak, en büyük amacımdır. Ondan sonra Atatürk nerede görünse, mutlaka orada bir okula girer, öğretmen ve öğrencilerle konuşurdu. Bir gün Atatürk'ün yolu köy okuluna düştü. Tek sınıflı okulda bir genç öğretmen ders veriyordu. Atatürk sınıfa girince, öğretmen kürsüsünü terk etti. Atatürk: -Hayır, yerinizde oturunuz ve dersinize devam ediniz, dedi. Eğer izin verirseniz, bizde sizden faydalanmak isteriz. Sınıfa girdiği zaman, Cumhurbaşkanı bile öğretmenden sonra gelir. (Alındığı kaynak: http://ataturk.istanbul.gov.tr/?pid=282) İlk başta ifade ettiğim gibi, ilerleyen süreçlerde toplumun öğretmenlik mesleğine bakış açılarında farklılıklar ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu durumun en önemli nedeni meslek seçiminde, öğretmenliğin diğer meslek gruplarından sonra gelmesi olduğu söylenebilir. Diğer taraftan ekonomik olarak da durumun değerlendirildiğini söyleyebiliriz. Bunlara bağlı olarak toplum öğretmenlik mesleğini değerlendirmeye başlamıştır. Son yıllarda ise öğretmen yetiştiren fakültelerin puanlarında yükselmeler olduğu görülmektedir. Bunun en önemli nedeni iş bulma kaygısının, diğer fakülte mezunlarına göre, daha az olmasından kaynaklanmaktadır. Özellikle bazı bölümler var ki, kazanan öğretmen adayları çok şanslı, mezuniyet sonrası neredeyse hemen mesleğe başlayabiliyorlar. Bu bölümler Rehberlik ve Psikolojik Danışma, Türkçe, İngilizce ve Bilgisayar öğretmenliği gibi. Sınıf öğretmenliği bölümlerinde de atamalar son birkaç yıl öncesine kadar sorun yaşanmamaktaydı. Söz sınıf öğretmenliğinden açılmışken bir iki cümle konuya değinmek istiyorum. Bu bölümler 1990 yılında dört yıllık fakültelere dönüştürüldü. Bu çok önemli ve belki de geç kalınmış bir karardı. Öncesinde iki yıl eğitim-öğretim sürecinden geçiyorlardı. Atılan bu önemli adımla öğretmenlerimizin uzun süreli eğitimden geçmesine fırsat verilmiş oldu. Dolayısıyla diğer eğitim kademelerinde çalışan öğretmenler, sizler de şahit olmuşsunuzdur, kendilerini sınıf öğretmenlerinden daha iyi bir konumda görmek gibi bazı tutum ve davranışlar sergileyebiliyorlardı. Aslında bu davranışlar çok yanlıştı. Diğer ülkelerin eğitim sistemleri incelendiğinde ilköğretimde çalışan öğretmenlerin yetiştirilmesinde daha titiz davranıldığı görülecektir. Çünkü bilimsel açıdan da, gelişimde ilk yılların önemli olduğu göz önüne alındığında, çocuğun kişiliğinin şekillendiği yıllardır bu yıllar. Öğretmenin tutum ve davranışıyla çocuğu etkileyebildiği, model olduğu bir dönemdir. Kısaca şunu söyleyebiliriz, her kademede çalışan öğretmenlerimizin ayrı ayrı önemli görev ve sorumlulukları vardır. Toplum olarak gelişmek, ilerlemek, çağdaş ülkeler seviyesine yükselmek istiyorsak bunun ilk koşulu nitelikli öğretmen yetiştirmekten geçmektedir. Öğretmenlerimizi önemsemek demek, geleceğimizi önemsemek demektir. Hangi meslek grubundan olursak olalım, hepimizi yetiştiren öğretmenlerimizdir. Bu kutsal mesleğe saygı duymak ve gerekli hassasiyeti göstermemiz gerekir. Bu anlamda görevlerini fedakarca yürüten öğretmenlerimize hepimizin şükran borçlu olduğunu düşünüyorum. Bir sonraki yazımda öğretmenlik davranışlarıyla, öğretmen öğrenci iletişimiyle ilgili yazmayı planlıyorum, görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalınız. _Kaynak: İskilip.com arşivi (2009)_
12 yanıt
Sabri Hocam, değerlendirmeniz için çok teşekkür ediyorum, ve kesinlikle ilk yorumu Sabri Hocam yazar diye düşünüyordum:-) Beni yanıltmadınız, selam ve sevgilerimle.
Saygıdeğer hocam bir öğretmen olarak değerlendirmelerinizden onur duydum öğretmenlik mesleğine saygı duyulmasını sağlayacak olanda mutlaka biz öğretmenler olacağız toplumda bizim eğitim süzgecimizden geçmeyen birey yok fakat arada kaçak olduğuda aşikâr en büyük korkumda bunun cezasını çekiyor ve gelecekte de çekecek olmamız ne zaman ki öğretimle birlikte bizi biz yapan öğretene saygı duyan özdeğerlerimizide öğretimin bir parçası haline getiren öğretmen ve öğrenci yetiştirirsek dünya ülkeleri arasında hak ettiğimiz yeri alırız diye düşünüyorum biz öğretmenlerin maaşımızı devletten alarak yaptığımız mesleğimizin kutsiyetinin sadece işimizi çok iyi yapmak amacı ülkesine ve insanlığa hizmet edecek düzgün bireyler yetiştirmek olduğu bilincini hiç bir zaman unutmamaktır diye düşünüyorum saygılarımla
öğretmenlik; yeni, tertemiz, saf, taze çiçek gibi güzel o pırıl pırıl çoçuklarımızı ellerine alıp o küçük yaşta onları işleyen onlara vatan millet sevgisi ve ruhunu aşılayan (veya aşılaması gereken)kutsal bir meslektir.Bence çağımızın en önemli silahı olan kalem ve bilginin kaynağıdır. öğretmenlik mesleği yeni nesil öğretmenlere iyi anlatılır, benimsetilir ve zorunlu değil istenilerek tercih edilen bir meslek haline getirilse yeni nesil gerçekten öğretmenlerin eseri olacaktır.Ve gelecek bizim için (ülkemiz için) farklı olacaktır.O zaman dünya bizim gözümüze bakacaktır...canım öğretmenlerime sevgilerimle
Sevgili öğretmenim ; Öncelikle sizin nezdiniz de Mustafa Kemal Atatürk'e Sonra size teşekkür ederim. Sevgili atamızın kalitesinde yöneticilerimiz olmadığı için bu gün yerlerde gezinen bir eğitim sistemimiz var. Ama kimse bunu kabul etmiyor çünkü istatikler eğitimin seviyesinin çok yukarıda olduğunu gösteriyor.Bizler sadece ve sadece kendimizi kandırıyoruz , herkez bize gülüyor. Eğitim ilk öğretimde alınan beceriler doğrultusunda gelişiyor ama biz bilgi şişirmesi yapma taraftarıyız. Milli eğitim içine politika karıştırılmaması gereken bir kurumdur. Ülkedeki tüm siyasi partilerin, eğitimle uğraşan sivil toplum örğütlerinin anlaşarak genel eğitim poitikası oluşturulması şarttır. Anca bu şekilde eğitimimiz seviye atlar Sevgiler/ Saygılar Muhlis ERKMENUĞUR
Sayın Erkmenuğur, Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim. Bu yazı öğretmenlik mesleğinin önemine tekrar dikkat çekmek ve bakış açımıza olumlu yönde katkı sağlamak amacıyla yazılmıştır. Bu anlamda eğitim sistemi üzerinde bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu konuda da önümüzdeki günlerde yazmayı planlıyorum. Sizin de vurguladığınız gibi eğitim sistemimiz bilişsel yönü ağırlıklı, oysa ki duyuşsal ögelere de yer vermemiz gerekir. Yalnız herkesin bize güldüğü yönündeki düşüncenize katılmadığımı da söylemek istiyorum. Selam ve saygılarımla.
Sevgili Nihat kardeşim, güzel yorumun için teşekkür ederim, umutsuzluğa kapılmadan, yine geçmiş yıllarda olduğu gibi öğretmenlerimizin hak ettiği değeri ve saygıyı göreceği günlerin yakın olması dileğiyle selam ve saygılarımı sunarım.
AİLEMİZİN GURURU İFTİHARI ENGİN AĞABEYİM,UMUT EDİYORUM BİR GÜN MİLLİ EĞİTİM BAKANI OLURSUN VE BU SORUNLARI ÇÖZEN EĞİTİMCİ OLARAK ÜLKEYE ADINI YAZDIRIRSIN. YALÇIN KOCASARAÇ[:II][:II][:II]
sevgili engin hocam yazınız olması gereken açısından inanılmaz güzel ve doğru.Ancak biz öğretmenler şu anda sistem gereği olsa gerek hak ettiğimiz insani ve ilmi değeri alamadığımız için yorgun ve üzgünüz.Son dönemli moda bir tabir varya.Öğrenci merkezli eğitim.Bu slogan kulağa oldukça hoş geliyor.Bu slogan yada hedef özel okullarda , kolejlerde , sosyo ekonomik kültür yapısı gelişmiş şehirlerde ve ailelerin olduğu bölge okullarıda geçerli olabilir ama bizim ilçemiz gibi yerlerde öğrenci kazanalım herşey öğrenciden yana olsun derken devlet ve insanlar bizleri her geçen gün mutsuzluğa ittklerinin farkında değiller diye düşünüyorum.ve ben bir öğretmen olarak herşeyin ama herşeyin sadeceöğrenci merkezli olmasına karşıyım.Ayrıca bu benim veya bir öğretmen arkadaşımın ,ağabeyim kompleksi değil ama ortada bir gerçek varkı inanaın herşeyden çok canımızı yakıyor.Toplumda şu an maalesef , bir doktor , bir avukat , bir eczacı , bir mühendisin veya başka bir üniversite mezununun gördüğü saygıyı görmüyoruz.Kulağı çekilen çocuğun velisi okula gelip öğretmene tehdit ve küfürler savurabiliyor.bunu doktora,polise,askere , eczacıya,mühendise yapmıyor yapamıyor.Bir dükkana girin yukarıda saydığım iş kolundaki bir insan girdiğinde herkez o hocam ooo eczacı bey yada hanım deyip ayağa kalkerken öğretmene aynı üslüp ve saygı gösterilmiyor.Hani bir hafr öğretenin kırk yıl kölesi olunuyoru.Hani dünyanın en saygın mesleğini yapıyorduk.Sevgili Engin ağabey kusura bakma senin yazının altına sitem değil daha güzel şeyler yazmak isterdim.Birden yaralarım depreşti.Yazına yüreğine sağlık deyip toparlamaya çalışayım.Alla'a emanet.....
Değerli okuyucular, burada yapılan yorumlar lütfen maksadını aşmasın, çünkü hassas konu. Yani iyi niyetli olarak yapılan bir yorum farklı şekillerde algılanabiir. Bu anlamda "melmalioglu" kullanıcı adıyla yazan değerli okurumuz, bu görüşlerini Nihat beyle karşılıklı mesajlaşarak paylaşabiir. Saygılarımla.
sn.m.engin deniz.ulu önder atatürk ün öğretmenlerimnize söylemiş olduğu sözü yazmışsınız.çokta güzel bir söz yeni nesil...size önemli bir soru sormak istiyorum.aceba bizleri eğittiğini zanneden öğretmenlerin ne kadar eğitime ihtiyacı var.ailevi dini ve mesleki konularda ne kadar tecrübeliler ne kadar bilgililerrr.ahlaken çökmüş bir öğretmen bizim geleceğimize ne kadar faydalıdır.mesleğini öğretmenlik için değilde maaşı için seçmiş bir öğretmen benim evladıma ne kadar faydalıdır çok merak ediyorum.her insan kendi ailesinin öğretmenidir .öğretmenlerimizi yüceltelim ama hakedenlerini...
Sayın "delidumrull" kullanıcı adıyla yazan okur, öncelikle yorumlarınız için teşekkür ederim. Her meslek grubunda işini diğerlerine göre daha iyi yapan ya da diğerlerine göre daha az önemseyen bireyler olabilir. Bu durum bizim öğretmenlerimiz hakkında olumlu yönde yazı yazmamızı engellediğini düşünmüyorum. Zaten yazıyı okuyan bunu kimin hak ettiğine ya da hak etmediğine karar verebilir. Diğer taraftan tabiiki de eleştirilecek yönleride göz ardı etmeden, dikkatli bir şekilde durumu değerlendirmek gerekir. Ayrıca son paragraftan önceki cümle okunursa, görevlerini fedakarca yürüten öğretmenlerimiz diyorum. Öyleyse sorun çözülmüş demektir. Saygılarımla.
sevgili engin hocam yüreğinize sağlık çok güzel ifade etmişsiniz.ayrıca yapılan yorumlara gösterdiğiniz hassasiyet beni şaşırttı biraz ama bir o kadar da mutlu etti okurlarınıza gösterdiğiniz bu ilgiden dolayı size ayrıca teşekkür ediyorum.ben daha önce şahit olmadım şahsen yapılan yorumlara nezaket çerçevesinde cevap verme zahmetinde bulunanlara.bu arada nihat hocamın yazdıkları beni şaşırttı ve bir o kadar da üzdü şahsen. nihat hocamdan ders alma gibi bir durumum olmadı ama hep sevdim onu takdir ettim örnek aldım bazen, NİHAT ARMUTCU benim gözümde markaydı ve bence İskilipli bir insana göre de bu böyledir bu; sporda markadır, öğretmenlikte markadır. iskilip gibi kendi içinde debelenip duran kendi yağıyla kavrulamayan başka yağlardan da yeterince yararlanamayan, sporda kültürde geri kalmış bir ilçede kısıtlı imkanlarla yapmaya çalıştığınız şeyleri takdirle izliyorum diğer iskilipli gençler gibi. hocam eğer sizi böyle düşünmeye sevkettiysek bütün iskilip adına iskilipli gençler adına sizden özür diliyorum kalplerdesiniz nihat hocam markasınız.