Mektep Bitti
Karneler alındı, okullar tatile girdi. Ak saç kara saç herkesin eteğine döküldü ama çoğu kimse bununla ilgilenmiyor bile. Eteğini silkeleyen bırakıp gidiyor. Çoğu ana baba çocuğunun sınıfını geçip geçmediğini bile bilmiyor. Geçende, kalanda aynı havada. Belki ilk günlerde çocuğun karnesinde zayıf olan evlerde biraz tafra oluyor. Asarım, keserim sana bu sene hiç bişi yok gibi ama onlarda çok ciddi ve çözüme yönelik değildir. Baba anaya bağırır; - Senin yüzünden oldu sen buna yüz verdin. Anadan da babaya anında sitem gelir; —Çarşıda da ben mi takip ediceğem, bi günden bi güne ohula gidipde sordun mu? Gobelin dersleri nahal dii. Anca düverim, öldürüm, aha öldürde gurtul. İki gün gürültü patırdı ondan sonra hepsi unutulur. Bu çocuk neden başarısız, ne yapmamız lazım, problem evde mi? Okulda mı? Çocuk damı? Biz ana babada mı araştırılmaz. Tabi bu kavga gürültüler karne gelen evlerde olur. Bazı evlerde karnede gelmediği için ana baba arasında kavgada çıkmaz. Kimsede çocuğa senin karnen nerede diye sormaz, soranlar bu gün yarın diye oyalanır sonrasında unutturulur gider. Kavga anne baba arasında diyorum. Çünkü! Çocuk başta biraz hırpalandıktan sonra kurtulur ve genelde bu olayların dışında kalır. Sonrasında dünya umurunda değildir. Ana, baba birbirlerini suçladıktan sonra sıra okula ve öğretmene gelir. Vay öğretmenin notu kıt, yok böyle eğitim mi olur. Hemen önünde yaz tatili vardır. Tatilde çocuk ne yapacak, nereye gider, kiminle gezer hiç düşünülmez bile. Çoğumuzun kabullenmediği belki de unuttuğumuz bir gerçek var. O da eğitim ailede başlayıp burada atılan temeller üzerine okulla birlikte inşa edildiği gerçeği. Kavgayla, gürültüyle azarla, dayakla ya da başkalarını suçlamakla başarı sağlamak mümkün değildir. Bunlarla kendimizi kandırmaktan öteye gidemeyiz. Çok sert veya yumuşak davranmamız çocuğu kaybetmekten başka bir işe yaramaz. Çoğumuz duyuyoruz ailenin ilgisizliği neticesinde başarısız olan çocuk aldığı ani ve sert tepki karşısında Allah korusun ya evini terk etmekte ya da intihara kadar gidebilmektedir. Tersinde ise gördüğü yumuşaklık karşısında umursamaz hale gelmekte ve terbiyesizlik derecesinde sorumsuzlaşmaktadır. Okula gitmemekte, sınavlara girmemekte ve hatta eve karne bile götürmemektedir. Unutmamak gerekir hiç bir suç cezasız, başarıda ödülsüz kalmamalıdır. Tabi ki dozunu iyi ayarlamak şartıyla. Tabiri caizse ne yüze zığartmalı, nede şımartıp arsızlaştırmalı. Bazen çevremizdeki yaşı büyüklerden duyarız şimdiki çocuklar melâke biz zamanında şöyle yapardık, böyle yapardık. Ne yazık ki bunları da çocuklarının yanın da anlatır. Aynısını çocuk yapsa! Hemen eli havada - Hele seni gidi.............. diye başlayan cümlelerle kaba kuvvete başvurulur. İyi de sen yaptığını övünerek anlattın çocuk da davranışını, söylediklerini iyi zannetti yaptı. Sana bakıp ta ibret alacak yaşta değil ki. Yanlışını anlayana kadarda ne yazık ki bunları davranış haline getirmiş olacak Bazen bana da diyorlar -Hocam sizde kâr yok bizim zamanımızda hocalar öyle bi düverdi, bi zopa atarlardı eve gelince babama diyemezdim de anam rahmetli morartılara depitme sarardı babama desem bide o düver diye gorharduk. Nerde bizim zamanımızdaki hocalar. O zaman bende düşünüyorum bunca gayretten netice alınamadığına göre ya dayak az geldi ya da işe yaramıyor. Tabi ki dayağı kabullenmemiz mümkün değil. O halde işe yaramıyor. Eğer o zaman ki disiplinden bahsediliyorsa, bence onun sebebi dayak değil, yapılan takipti. Babadan başka komşu, akraba, eş dost da çocuğun takipçisiydi. —Nerede o eski zamanlar? O zamanı arayacaksak bütün şartları birlikte aramamız lazım. Sadece “-Nerde o bizim zamanımızdaki öretmenler” demekle olmaz. O zamanı bulursak öğrencisini döven değil içtenlikle ilgilenen öğretmenleri, anne babayı, komşuları da buluruz. Hani bir hikâye vardır ya. Adamın birisi evden çıkarken dua okuyup ta çıkarmış. Bir gün hanımı sormuş. —Bey ne okuyorsun. —Üç İhlâs, bir Fatiha. —Neden okuyorsun? _Kaynak: İskilip.com arşivi (2009)_
7 yanıt
Hocam teşekkürler. Bir yaraya parmak basmışsınız, ben kendi adıma istifade ettim. Bu konuda söylenecek çok söz var. Ama Arif olana bir işaret yeter, fazla söze ne hacet. İspanya dönüşü çok güzel olmuş,TEBRİKLER.
Hocam Gerçekten de hakikatı anlatan bir yazı olmuş. Olayın asıl kahramanları Öğrenciler olsada dediğiniz gibi anne-baba ve okul öğretmenler arasındaki ilişkiler ne kadar sağlam olursa ipin ucuda o kadar sağlam oluyor...lakin hocam bizim hep bir eksiğimiz var ,dile getirdiğiniz gibi şiddet ve hiddet ile yola getirilmeye çalışılan bir evlat ilerde kendi başına kalınca bocalıyor,ne hikmetse bizim zamanımızda şiddet ve hiddet sonunda karşılaşılan çocukluktan gençliğe geçişte bocalamaydı lakin şimdi tam tersi bir durum var ,çocuklar tamamen başıboş internet illetinin peşinde boşa akıp duragelen bir zamanın içinde kaynayıp gidiyorlar....Ne yazık ki kimsenin gücü bunu durdurmaya yetmiyor.Düşünelim saatte 100.000.000 kişi internette milyonlarca sayfa geziyor, ama sadece 1000-2000 tanesinin girdiği site bilgi amaçlı geri kalanı ise sadece eğlence-chat...ıvır zıvır . Ebeveynlerin işler hakkaten zor hocam , öğretmenlerin ki onlardan zor, çocuğa dur dese ertesi gün karşısında bir anne yada bir baba hesap sormak için gelmiş ,bizim zamanımızda öğretmenin karşısında düğme açılmazken şimdi maalesef arsızlık almış başını gitmiş... BİZ 5 ALAMADIK AMA HAYAT OKULUNA ÜNİVERSİTEDEN BAŞLADIK... ALLAH BÜTÜN ÖĞRETMENLERİMİZDEN RAZI OLSUN....
Ben '' bizim zamanımızda '' diye başlamıycam.Zamanı iyi okumayı,değerlendirmeyi ve uygulamayı bi bellesek vallaha bizi dutamazla.Anne ve babalar kendi aralarında uyumu sağlayıp , ailenin ne olduğunu , ne olması gerektiğini ve onun niye başarılı olması gereğini anlatabilseler çocuk kendi yolunu bulacak.Konuşur; konuşma,güler;gülme,her yerde ve her alanda yanında ailesinin desteğini, öneri veya fikirlerini almayan birey kendi çevresinden;en yakınından gördüklerini örnek alır.Çocuk bir nevi su gibidir.En kolay yolu seçer.Bize düşen her zaman yanında ve yakınında olmak ona güvendiğimizi göstermek;bunu kanıtlamak gerekir.Yaşadıklarımızı ve çözümlerini sunduğunuz yazınız ve örnek eğitimciliğinizden dolayı size teşekkür ediyorum.Saygılarımla...Öğrenciniz Ahmet KÖKSAL
[:II]çocuklarımızla ilgili gerçekler kısa ve öz olarak ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi tebrikler abicim
Sayın Hocam zamanlamanız harika konu içeriği çok hoş ama biz veliler olarak da psikolojik danışmanlığa ihtiyacımız var.Anne-baba-çocuk-okul ve öğretmen bütünlüğünü sağlamamız gerektiğine inanıyorum.Bizi aydınlattığınız için teşekkür ediyor saygılar sunuyorum.
Hocam selam ve saygılarla bundan bir kaç gün önce İskilipde izindeydim uğramadın diye kızmayın okullar tatildi. neyse konumuzu sabtırmayayım yoksa bi düversiniz :) hani onların zamanındaki hocalar hesabı bizim zamanımızdada şimdiki zamandada siz varsınız. sizin sayenizde eli,miz ekmek gördü. (baltaya sap hesabı) ben sadece şunu söylemek istiyorum müsadeniz olursa küçüğünüz öğrenciniz olarak eğer hocalar aynı ama eğitim düzeyi farklıysa bende şucu aileye atarım birde dediğiniz gibi çevreye İskilipde oldugum sürece okul yıllarımızda tanıdıgımız değil tanımadıgımız büyük bile olunca dediği sözü tutar saygımızı gösterirdik şimdi bu yoksa yada minimuma düşmüş ise bunun sebebi aileden başlar. dövün eliniz dert görmesin diyipde bir ay sonra sen benim evladıma nasıl vurusun diye ortalığı yıkan aileler. ve 019askin büyüğümün (özür dilerim adınızı bilmiyorum) anne baba cocuk öğretmen bütünlüğü diye yoruma yazdıgı yere küçük bi cevap sadece ayda bir kez gidin. sabri hocamın bir çayını için ve altı ay sonra öğrencideki değişikliği takip edin. kendi ailemden biliyorum. anneme kızıyordum ne ayda bir geliyo yaramazlık bile yapamıyoruz diye :):) şu da dip not yaramazlığa kimse kızmaz çozuksan iş çakkalığa kaçmasın
şimdiki anne babalar eskiye göre daha da ilgiler..bizleri hiç anne babamızın ders çalıştırdığını görmedim..şimdiye geince anne ilgilenmezse baba ilgileniyo..