İçeriğe atla
← Meydan'a dön

Kuvvetler Ayrılıgı

İ
İskilip.com Arşivi1 Kasım 2013

Parlamenter demokrasilerde demokratik sistem üç erk’in üzerine inşa edilmiştir. Bunlar, yasama (Millet meclisi) Yürütme (Hükümet) ve Yargı’dan oluşur. Bu üç erk’in adı kuvvetler ayrılığıdır. Bu üç kuvvetin birisi diğerinin üzerinde değildir. Millet meclisi yasa yapar. Hükümet uygular. Yargı, bu yasaların ve uygulamanın hukuka uygun olup olmadığını denetler. Her üçü de biri diğerinin işine karışmaz. (Gerçi AKP döneminde bu üç erk Hükümetin elinde toplanmıştır.) Yargının hukuki denetim yapması hükümetin işine karışması demek değildir. Eğer yargı denetim yapmazsa o ülke hukuk devleti olamaz. Kuvvetler ayrılığı, gücün dengeli dağılması anlamına gelir’ki, bu çok sağlıklı bir dengedir. Bu denge sayesinde Demokrasi ayakta durur.. Bu üç erk yani kuvvetler ayrılığı Demokrasinin olmazsa olmazıdır. Şimdi on yıldır iktidarda olan AKP hükümeti kuvvetler ayrılığından şikayet ediyor. Sn Başbakan kuvvetler ayrılığı kaldırılmalıdır diyor. AKP lilerin Anayasa hazırlık komisyonuna getirdiği teklifte, aynı yönde öneriler var. Kısaca diyorlarki, kuvvetler ayrılığı kaldırılsın, başkanlık sistemine geçilsin, başkana meclisi fesh etme yetkisi verilsin, başkana kanun gücünde kararname çıkarma yetkisi verilsin. Yani meclisi devre dışı bırakarak başkan kanun gücünde kararname yapsın. Yani başkan meclisi istediği zaman kapatsın. Yani seçilmiş bir diktatör yaratalım. Başkan meclisi görevden alsın, ama nitelikli bir çoğunlukla meclis’te başkanı görevden alsın denilince hemen hayır diyorlar. Başbakan ve AKP nin başkanlık sistemini çok istedikleri anlaşılıyor. AKP Başbakanı devlet başkanlığına seçilmiş bir diktatör olarak çıkarmak niyetinde. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine daha çok zaman var. 2014 ün temmuzuna kadar köprülerin altından çok sular akar. O güne kadar daha çok gündemler ve tercihler değişebilir. Cumhurbaşkanlığı makamı hiç kimse için bu günden garanti değildir. Ama Türkiye nin sokulmak istendiği yol çok tehlikelidir. Ağır aksak, kör topal işletmeğe çalıştığımız demokratik sistemden artık vazgeçmemiz isteniyor. Ve kendi ellerimizle yarattığımız, seçtiğimiz diktatörler tarafından yönetilmemiz isteniyor. Önümüzde iki seçenek var. Ya, celledına gönüllü kelle vermeğe hazır olarak, idamlık gömleğimizi giyip bizden istenileni yerine getireceğiz. Veya, bize biçilmeğe çalışılan idam gömleğini giymeyi reddedeceğiz. Demokratik yollardan vereceğimiz mücadeleyi başararak hem ülkemizi hem kendimizi selamete kavuşturacağız.29,12,2012 _İskilip.com arşivi — köşe yazısı_ _Kaynak: İskilip.com arşivi (2013)_

Henüz yanıt yok — ilk yazan sen ol