Karne Günü Hüzün Günü Olmasın!
Bir eğitim-öğretim döneminin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Tüm öğrencilerimize güzel bir tatil dönemi diliyorum. Elbette karne günü karneler alındığında bazı öğrenciler sevinç yaşarken bazı öğrencilerde mutsuz olacaktır. Karneyi gören velilerde ise bazılarında takdir bazılarında ise öfke hissi olacaktır. Özellikle öfkesini kontrol edemeyip çocuğunu başarısız görüp şiddete başvuran anne babalar da maalesef olacaktır. Peki özellikle bu olumsuz durumun oluşmaması için veli nasıl davranmalıdır? Aynı zamanda çocuk “başarısızlıktan” nasıl kurtulabilir? Yani kazan kazan nasıl olabilir? Unutulmamalıdır ki başarısızlık bir deneyimdir, kişinin kendisi değildir? Eğer öğrenci başarısızlığından yeterli düzeyde ders çıkarabilirse bu onun için bir kazanç olacaktır. Karnesinde zayıf olan bir öğrenci olumsuz duygulara kapılıyorsa ve kendini sonraki yıllara motive edemiyorsa sonraki yıllarda da olumsuzlukları beklemek kaçınılmaz olacaktır. Bu durumda ne yapılabilir? Öğrencinin zayıfları üzerine odaklanıp vakit kaybetmektense çözüm adına neler yapılabilir diye düşünmek gerekir. Kendinize ve çocuğa kızacağınıza olması gerekene nasıl ulaşabilirim? Sorusuna cevap aramak gerekir. Olumsuz tutum yerine olumlu tutum sergileyerek “ben bazı hatalar yapmış ve zayıf getirmiş olabilirim” düşüncesini çocukta oluşmasına ve bunu nasıl telafi edebileceğine odaklanmak gerekir. Ardından çocuğun bu zayıfları nasıl düzeltebilirim sorusunun cevabını bulması gerekir. Anne babalar bu durumda “başarısızlığı” sadece öğrenciye yüklemenin çok büyük bir hata olduğunu bilmesi gerekir. Eğer ortada geçici bir başarısızlık varsa unutulmamalıdır ki bunda öğrencinin payı olduğu kadar ailenin de payı vardır. Başarısızlığın tek sorumlusu öğrenci gibiymiş gibi bir yaklaşıma girmek ne çocuğa bir sonraki seferde başarması için bir katkı sağlar ne de aileyi daha fazla mutlu eder. Bu durumda ailenin bir özeleştiri yapması gerekir. Acaba anne babalar okul döneminde çocukları ile yeterince ilgilendiler mi? Ya da çocuğun başarısı için uygun ortamlar sundular mı? Gibi soruları kendilerine sormaları gerekmektedir. Anne babalar çocukları ile iletişimi koparacak biçimde yaklaşım sergilememeleri gerekmektedir. Eğer çocuğun karnesi zayıfsa, çocuğun kişiliği örselenmemeli, çocuğu aşağılayıcı ve kırıcı sözler söylememeli, başka çocuklarla kıyaslamadan bu olumsuz durumdan ileriki dönemde kurtulması için neler yapılabilir çocukla konuşulması gerekmektedir. Yaz tatilini de çok iyi planlamalı, velilerin tatil anlayışlarını gözden geçirmeleri ve zihinlerinde güzel bir plan yapmaları gerekir. Çocukları televizyon ya da bilgisayara mahkum etmeden, aileler birlikte etkinlikler düzenlemelidir. Diğer taraftan çocukların mutlaka kitap okuması sağlanmasının sağlanması, çocukların yaş ve gelişim dönemlerine uygun kurs ya da yaz okullarına gönderilmesi de önemlidir. Çünkü bu tür etkinlikler çocukların hem gelişimlerine katkı sağlayacak hem de kendilerinin de isteyerek gidecekleri bu kurslarda farklı şeyler öğrenerek yeni arkadaşlıklar kazanabilirler. Bu durum çocukta özgüven ve sorumluluk duygusunun gelişimi açısından da önemlidir. Baştaki temenni ile yazımızı bitirelim, herkese güzel bir tatil dönemi diliyorum. Sağlıcakla kalınız. Prof. Dr. M. Engin Deniz Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı Başkanı _Kaynak: İskilip.com arşivi (2016)_