İçeriğe atla
← Köşe yazılarına dön

İskilip E Ne Zaman Gelinir

İ
İskilip.com Arşivi6 Eylül 2010

• • İskilip’ten ayrılan birçok kişi her fırsatta İskilip’te yaşamanın güzelliklerinden bahseder. Özellikle bundan on beş yirmi yıl ve daha öncesinin İskilip’ini yaşamış olanlar için bu duygu ağır basar ve gerçektir. Fakat bugüne kadar da izinlerinin peşi peşine bir haftasını İskilip’te geçirmezler. Ne kadar İskilip sevgisinden bahsederlerse bahsetsinler İskilip’e gelmenin bir zamanı ve sebebi vardır. Bayramlarda İskilip’e gelmenin en güzel sebeplerindendir. Hele de son yıllarda olduğu gibi güz mevsimine geldiyse değme keyfine. Garibim ana-baba, oğlun-kızın bütün kışlıklarını, kurusunu, dirisini hazırlamıştır. Gelenler “Hak için kurban küp için sızgıç” misali arife gün gelirler keşkeklerini yerler bayramın ikinci günüde bir bahane bulup giderler. Giderken de arabalarının bagajı tıka basa doludur. Hatta çoğu zamanda ana babanın bağ kur maaşından artanlarından yol harçlığı bile alınır. İskilip’e gelmek için kiraz zamanı da fırsatlardan diğeridir. Buradakiler sanki gelenlerin geldikleri yerde hiç kiraz yok gibi bayılırlar birinin kiraza gelmesine. Zannederler ki dışarıda yaşayanlar dünyanın hiçbir nimetinden faydalanamazlar. Sürekli darlık içerisindedirler hiçbir şeyleri yoktur. Kendileri bağa bahçeye yürüyerek gider, çocuklarının araba taksitine buradan katkıda bulunurlar. Yemez yedirir, giymez giydirir, evin bacasını tüttürürler, memleketi beklerlerde yinede kıymetleri bilinmez. Helali hoş olsun kimsenin yediğinde içtiğinde gözümüz yok. Hatta böyle özel günlerde İskilip’i kalabalık gördüğümde ne amaçla olursa olsun, kime gelirse gelsin hatırlanmanın sevinciyle gözlerim dolar. Konu-komşunun, köylünün-kentlinin ziyaretçisiyle mutlu olurum. Peki, o zaman bu kadar lafı niye saydık? Sebep şu. Geçtiğimiz perşembe günü nareden sonra çok sevdiğim bir öğrencimin dükkânında sohbet ederken laf gelene gidene geldi, ben sevincimi dile getirdim. — Hocam gelenler başımızın tacı da: Bazıları dedi bi fiyakalı, bi arsuz adamı ahmak sanıyola, günaha sohuyola. Hayırdır ne oldu deyince başladı anlatmaya; - Giden bayramda Angara’dan gelmişle altlarında gayet gostaklı bi araba analarına bi iki bişii alıyola ona da bazallık yapıyola hem de analarına acındurarak. Nasıl acındırarak dedim. - İkide bir yaşlı anama alıyom, yaşlı anama alıyom deyip duruyu. Dayanamadım tabi alıcaan lan dedim altı üstü yedi lira senede bi sefer geliyon gidiken de arabanın bagajını ağzına beraber örüklersin benzin parasınıda verüle. Anan bu senin gış altı ay gaduncaaz yolunu gözlüyü. Deyince garısı dayanamadı; - Abi doğru söylüyü ve parayı da gidelim. Dedi de parayı vedi haksuzmuyum hocam? Düşündüm yerden göğe kadar haklıydı. Dışarıdakiler buradakilerin neler çektiğini, yollarının nasıl gözlendiğini bilmiyor, giderken arkalarına dönüp bakmıyorlar. Arkalarında bıraktıkları kalender insanlar bi göz odalarının kireçle badanalanmasından, en ucuz boyayla boyanmasından, ne bileyim kırık bir yere çivi çakılmasından çok mutlu oluyorlar. Bir daha ki gelişinize kadar bundan bahsediyorlar. Hiçbir zaman eksiklerini, hastalıklarını söylemezle _Kaynak: İskilip.com arşivi (2010)_

3 görüntülenme

15 yanıt

T
tugcandemirel· eski üye7 Eylül 2010

Sevgili öğretmenim( bu kelimeyi çok sevdiğinizi biliyorum) şiir tadında, çok güzel bi yazı olmuş. Okurken duygulanmamak, duyguları dışa vurmamak elde değil. Yüreğinize sağlık...

M
mine· eski üye7 Eylül 2010

Ağzınıza sağlık Sabri Hocam .

S
singul· eski üye7 Eylül 2010

Zaman değişiyor ve insanlarda bir şeyler eriyip gidiyor. İnternet denilen çöplükte klavyeşörlük yapıp bir gıdım katkısı olmayanlara sıkça rastlıyoruz. İnsanları tek kalemde işlerine gelenleri içleyip, diğerlerini dışlayıvermeler bir tık uzaklarında? Hatta öyle ki İskilip kara bulutlar içinde çökmüş bitmiş ve daha bu iyi günlerimizmiş? İstersen 40 yıllık İskilipli ol geçmişin övünmeyi bırak da 2010'da Sen ne yaptın onu söyler misin?

I
iskiliptv· eski üye13 Eylül 2010

Yeni yazınızı Bir yıl beklediğimize değmiş hocam. Saygılarımla geçmiş bayramınız mübarek olsun.

N
Naci Karakuş· eski üye16 Eylül 2010

Hocam her yazınız güzel,bu seferki hepsinden de güzel olmuş iskilip de yaşayan İskilip'lilerin tercümanı olmuşsunuz Saygılar Hocam.

A
abilen· eski üye17 Eylül 2010

iskilipe neden gelinsinki... gelecekler zaten gelmiş, gidecekler ne zaman gideceklerini düşünsünler. iskilipte kim, ne yapıyor, neler yapıyor, nerelere yapıyor hiç kimse biliyor mu? ben ce iskilipten gidilsin hem de bir an önce. iskilipte iskilipli kalmasın, çalışan kalmasın, üreten kalmasın. rahatsız olanlar var...

A
azatseke· eski üye21 Eylül 2010

Ben bu yazıya katılmıyorum. Ana baba dost toprak özlemiyle gelinen yerde neden herşeyi maddiyatla bağdaştıralım? Benzini olmayan, kışlık yiyeceği olmayanlar hep dediğiniz şekildemi bunlara ulaşıyor? Kaldı ki bir çok evlat babasına destek çıkıp o söylediğiniz bağkur primlerini tamam edip emekli etti. Ve dahi geçim derdi çekmesinler diye onlardan habersiz banka hesaplarına her ay ikram ederler. Bayramda da tatilde de gitmek, ellerine sarılmak elbette güzel. Ama bunu az yapabilenlerde hoş görülmeli. İskilip dışında da kiraz, üzüm, ceviz... var. Ama babamın uğraşıp büyüttüğü, anlatıp zorla yedirdiği amerikan üzümünün tadını neden hiç bir yerde bulamıyorum? Eğer buysa önemli olan, ben garibim, dünyanın hiçbir nimetinden faydalanamıyorum.

R
rzor· eski üye22 Eylül 2010

Hocam kaleme aldığınız için Allah razı olsun lakin çok yüklenmeyin gurbettekilere ,onların stresi inanın sizden çok çok fazla her dağın dumanı farklı ama aması var işte ... Var mı acep memleketini özlemeyen ; aklına geldiğinde "ah o eski günler"demeyen yoktur inandığım kadarıyla ki iskilipin adını söylerken bile gözleri dolan nice insanlar gördüm gurbette , evlatlarını ne kadar düşünüyorsa evletlerıda o kadar düşünüyordur ana-babasını kanaatindeyim... Saygılarımla...

S
scicekci· eski üye23 Eylül 2010

Saygıdeğer okurlar: Bu yazıyı yazdım yazalı acaba düşüncelerimi tam ifade edebildim mi diye ucundan kıyısından bir endişem vardı. Sayın “azatseke” ve “rzor”un yorumlarını da okuyunca bu endişemin yersiz olmadığını anladım. Benimde kardeşlerim İskilip dışında onlarda olabildiğince bizleri ziyaret etmeye çalışıyorlar ve onlar geldiklerinde başta ben çocuklarım olmak üzere evdeki mutluluğu yazıyla ifade edemem. Yorumu da okuyunca kendi kendime utandım “Acaba bizimkilerde yanlış anlarlar mı?” diye. Sayın “azatseke” nin ve “rzor”un yorumlarını destekleyen ifadeleri de yazımın içinde görürsünüz, İskilip’in burnunuzda tüttüğünü biliyorum ayrıca çok kıymetli yorumlarına şöyle de bir ekleme yapmak istiyorum. Hastalıkta sökellikte bizim burada yapamadıklarımızı sizler dışarıda yapıyorsunuz. “- Evimiz eskiydi yıkıldı üç kardeş bir araya geldik daire aldık çocuklar İskilip’ten kopmasınlar diye yazdan yaza gelip duruyoruz” diyenlerinde, yanına götüremediği eşini çocuklarını gurbette bırakıpta annesinin yanında kalan oğullarında şahidiyim eyvallah. Ama sebebi ne olursa olsun ister büyük şehrin hengamesi, ister çocukların okulu, ister izinin azlığı, isterseniz ekonomi. Ne derseniz deyin bütün bunlar yazıda belirttiğim gerçek olay ve benzerlerini ortadan kaldırmıyor. Ne yazık ki İstisnaların kaideyi bozmadığı gibi “Göz görünce gönül katlanmıyor” Siz bu yazıyı gönül sevdiğine küser diye yorumlayıp yinede bizleri burada yalnız bırakmayın. Sürçü lisan ettikse af ola. [:I]

R
rzor· eski üye23 Eylül 2010

Hocam gönül gözüyle bakıp yazıyı kaleme aldığınızdan herkes hemfikir art niyetin olmadığı husundada en ufak tereddütümüz yok çünkü hocam "Sabri Hoca" memleketimizde kıymetli büyüklerimizden . müsteliğ olun yorumlarımız belki memleketten uzak olduğumuz için bam telimize dokundu. Herkes olayları kendi penceresinden yorumluyor , gönüller bir her zaman. saygılarımla.

A
azatseke· eski üye23 Eylül 2010

İnsan baba dostunu affeder mi hiç? Talebeniz olmasamda ben sizi hep sevdim saydım. Küsmek ne kelime? Ama kim ne derse desin İskilip deyince kalbim çıkacak gibi mutlu olurum hep. Şu yaştan sonra kimin kirazını çalacaz, hangi bekçi kovalar bizi? Yumuşak karnımız işte. Ordan sonrasını yaşamadık ki...

M
mrsl· eski üye25 Eylül 2010

Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz demiş eskiler...zaman zaman ziyaret etmeye çalışırım anamı. Giderken de imkanlarım ölçüsünde bir şeyler alırım ona... kendisine götürdüğüm hediyeleri ben görmeden arabamın bagajına kor geri göndedir. ana neden böyle yapıyorsun diye serzenişte bulunduğumda (yavrum sizin yediğiniz de benim) der. bu büyüklüğü bu alicenaplığı, bu asaleti ancak analar, babalar gösterebilirler. çünkü onlar bilirler ki vermek büyüklüğün şanıdır. bana: ( sen evladının bagajını doldurmayacak mısın, sen evladının geleceği için fedakarlık yapmayacak mısın? sen evladının araba taksitlerini ödemeyecek misin? Sen evladının derleriyle dertlenmeyecekmisin? Sevincine ortak olmayacakmısın? Geleceği için ince hesaplar yapmayacak mısın? ) Ben bağkurluyum bağkurlu imkanında sana yardım yaparım. sen koltuk sahibisin eşinde çalışıyor varlıklısın sen de evladına bol para vereceksin. analık babalık budur yavrum der..Amaaan yavrum sorma sen yine gelip ziyaret ediyorsun. Allah senden razı olsun falancanın evladı yanında duran anasını karanlık bir odaya atmış bakmıyormuş çok üzülüyorum. Allah hayırlısını versin. Tabi bu herkes böyle yapıyor anlamına gelmez bu tip hadiseler her yerde olur. diye dert yana bana..oğlum sen sen ol...başkalarının ayıplarını, kusurlarını araştırma, eşeleme. çünkü insanların kusurlarını araştırmak mürüvvetsizliktir. vefasızlıktır. kötülüğün kötülüğünü anlatıp durmak bir fayda sağlamaz. dertler belli. sen dertleri anlatacağına çaren varsa onu söyle de işe yarasın der. işte böyle dertleşiriz anamla... gurbete tekrar dönerken bir baktım ki arabanın bagajını doldurmuş. ana etme eyleme bir gören olur. ayıp olur. ben buraya seni görmeye geldim. öteberi dilenmeye gelmiş gibi oluyor. eğer böyle yaparsan bir daha ne kiraz da ne de bayramda gelmem. dedim. Beni böyle mahcup edersen gelmeyecektim ama üzülürsün konu komşu senin bu haline göz veremi olurlar. Sırf onları hastalıktan kurtarmak için geleceğim. Elimden geldiği kadar sizleri ve memleketimizin insanlarını melul, mahsun bırakmayacağım. Olmasa gelirken şöyle gostaklı arabası olan birkaç kişi daha getireyim de güzel memleketimi tanıtmış olayım..

Y
ysever· eski üye30 Eylül 2010

Müdürüm gönlünüze, kaleminize sağlık deyecem biliyorum ki yetmeyecek. Olsun... Ben bu yazı için de İskilip'imiz için de sağolun varolun diyorum.

Z
zaferzafer· eski üye4 Ekim 2010

ELLERİNE SAĞLIK HOCAM.ÇOK GÜZEL TESBİTLERDE BULUNMUŞSUNUZ.BİZ MEMLEKET DIŞINDAKİLER GENELİ BÖYLEYİZ.KİMSE BEN DEĞİLİM DEMESİN.

U
ulaşdepeli· eski üye16 Ekim 2010

Hocam yukarıdaki yazınıza diyecek yok haklısınız tabi.Aşağıdaki yorumunuzda öyle. Ama ufak bir ayrıntı var.BÜyük şehrin hengamesi , çocukların okulu , ekonomik nedenler dediğiniz gibi bazı yaşanmış ve yaşanan gerçekleri ortadan kaldırmıyor ammaaaaaa. İşte amması var hocam onuda ancak biz gurbettekiler biliyor.Hocam affınıza sığınarak şöyle bir soru sorayım size ; Evli ve bir çocuk babası biri olsanız sevdamız iskilip te bulamadığınız iş imkanını 650 km ötede bulup senede sadece iki bayram ve bir kiraz zamanı gelebileceğinizi bile bile acaba gidermiydiniz.Evet dediğinizden eminim hocam. Ben de öyle yaptım . GİTTİM. Pişmanmıyım HAYIR Gitmek istermiydim KESİNLİKLE hayır.