İçeriğe atla
← Köşe yazılarına dön

Herkesin Günü

S
Sabri çiçekciKöşe Yazarı24 Kasım 2008

Peygamberlik mesleği gibi olmak gibi çok büyük manevi değeri olan mesleğimiz, Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul buyurduğu bu günde mesleğimiz biz öğretmenler için milli bir anlamda kazanmış oldu. Hayatımda tek övündüğüm her zaman gurur duyduğum yönüm öğretmenliğim olmuştur. Burada kastettiğim asla mesleki başarı değil, mesleğimin kendisidir. Öğretmenlerin bu gün ulaştığı sayısal çoğunluk ve ihtiyacı gidermek için belirli ölçütler konulmadan mesleğe alınan arkadaşlarımızla birlikte; her zaman, her yerde insanlarımızla iç içe olan öğretmenler sanki eskilerin ulaşılmaz, her şeyi bilen, insanüstü varlıklar görüntüsünü yıkmışlar gibi gözükmektedirler. Belki kısmen doğrudur da. Elbette ki yukarda ki etmenlerle birlikte mesleğimizin içerisindeki çürük elmalar bizlerin de yüzünü kızartmaktadır. Ama — Nerede O eski öğretmenler? Diyenlere de; — Nerede O eski ana babalar? Demek istiyorum. Gerçi birçok ana baba hâlâ “Eti senin, kemiği benim” kolaycılığına sığınmak istiyorlar ama iş artık eskisi gibi değil. Öyle çocuğu okula yazdırıp ta sekiz sene sonra diploma almaya gelmek yok. Karneler sadece çocuğun değil ana, babanın da karnesi. Eskiden okulların rakibi azdı, Öğrenci sayı orta, lise 1000’i bile bulmazdı. İlk mektep çocuğu çarşıya çıkamaz (çıkarsa öğretmenlerden önce komşular, büyükler kovalar) Lise talebesi ise en fazla okuldan kaçar onu da arayınca gençlerin gidebileceği iki kahveden birisinde bulurdun. Şimdi öylemi birkaç bin öğrenci var, ilkokul çocuğu bile çarşı bebeği, sokakları bırak bahçe araları bile kızlı erkekli genç kaynıyor, daha olmadı Çorum’a gidiyorlar. Çocuğa motosiklet al, olmadı araba al, cebine parayı koy sal gitsin okula. Sonra; işte sonrası kötü. Çocuk okumuyor. Akşam ben çarşıya çocuk çarşıya, sabah ben işe çocuk sokağa. Biz yamyamıyız adam eti yiyelim eti bizim, kemiği sizin olsun O çocuklar bizim geleceğimiz, gururumuz hiç birimiz onların başlarının eğilmesini istemeyiz. Başarı sağlanacaksa çocuklarımıza mutlu bir gelecek verilecekse bu işi birlikte başaracağız. Toplumun tüm bireyleri çocuğun iyi insan olarak yetişmesinde sorumluluk sahibi birer öğretmendir. Bize sizin işiniz ne diye sorarsanız. Bizim işimiz önce ihtiyaçları ve öğrenmeyi öğretmek sonra branşımıza göre gerekli bilgileri aktarmaktır. Tabi ki parasıyla. Şunları da duyar gibi oluyorum. - İii, niidiim hocam gücüm yetmiyi. - Ne dediyse aldım hocam, iyi dedim olmadı, kötü dedim olmadı, töybosun sırtında gazma sapını gırdım gine ahıllanmadı. Daha niiidiiim. - Valla doğru, yapılacak olan her şey yapılmış Allah yardımcımız olsun. Eğer gerçekten bir şeyler yapmak istiyorsanız çocuğunuzun öğretmeniyle çocuğunuzun sorunlarını daha çok paylaşınız. Ama unutmayın öğretmeninde uğraşmak zorunda olduğu kendi çocukları, hastalıkları, kederleri ve ekonomik zorlukları var. Düşünsenize birçoğunuz biriyle baş edemezken biz onlarcasınla uğraşıyoruz bu iş kolay da değil. Konu öğretmenlik olunca sonu gelmiyor daha doğrusu ben bitirmek istemiyorum. Fakat burada da ancak bu kadar oluyor. Hayatta o kadar çok eksiğim var ki yaşadığım her anda küçük büyük birilerinden bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Onun için herkes benim öğretmenim ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN. Saygılarımla. _Kaynak: İskilip.com arşivi (2008)_

3 görüntülenme

6 yanıt

E
erdogan· eski üye24 Kasım 2008

GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN.

A
ahmet_fb· eski üye24 Kasım 2008

Ögretmenler gününüzü kutlar, ellerinizden öperim hocam bizler bu gün burdaysak hep sizin sağ yenizde SAYGILARIMLA

S
serol· eski üye25 Kasım 2008

Her zaman sizi saygı,takdir ve gurula yad etmişimdir hocam iyiki talebeniz olmuşum iyiki sizden feyz almışım Peki aldıklarımızı ne yapıyoruz sadece (malesef) anlatıyoruz prensipleriniz tüm gençlerin ve ailelerinin yaşamında bir idol olmalı gerçekten Hatırlarmısınız bilmem ama hocam ben hiç unutmadım ve eski yeni tüm dostlarımla paylaştığım bir anektod var. " Zeyköyün'de ( Sakarya) bir öğrencinizin düğünündeydiniz, benimde düğün sahibi dayıoğlu,orada yan yana oturduk ve sohbet ederken sizin arkadaşlarınızdan bir tanesi benim yanımda size sigara ikram etti (ben derken ben o zaman 25 yaşında okul biteli 7 sene olmuş) ve siz arkadasınızın sigara ısrarının ardından o kişiye " sen benim toplum içinde ve ya bir öğrencimin yanında hele hele babam yaşındaki insanların içiresinde sigara içtiğimi hiç gördün mü ?" bir serzenişte bulunmuştunuz Bu büyüklüğün üstüne daha ne denir hocam ALLAH Yar ve Yardımcınız olsun Öğretmenler gününüz siz ve tüm öğretmenlerimize kutlu olsun Hocam Avanoslu Sadık EROL

I
iskiliptv· eski üye26 Kasım 2008

Gününüz kutlu olsun

M
M.Kemal Aktürk· eski üye27 Kasım 2008

Sabri hocam yazınızın başında mesleğinizin önemini çok çarpıcı bir biçimde zaten vurgulamışsınız,ancak artık bir öğretmen olarak sizin,öğrenci kardeşlerimin ve veli olarak bizlerin işi daha zor,çünkü eğer zamanında sorumluluklarımızın devamı olan genç nesillerimize gerekli olan dini,milli bilgilerin yanı sıra eğitim yoluyla mesleki bilgiyi tam olarak enjekte edemezsek maalesef genç jenerasyonun işi bundan sonra daha da zorlaşacaktır,özellikle mesleki bilgiden kastım müfredatın yanı sıra donanımlı bireyler yetiştiremezsek genç arkadaşlarımız yarınlarından emin olamadıkları gibi iş bulma çabalarıda panik hale dönüşebilir bu nedenle özellikle bu üçlü grub şimdiden işi sıkı tutmalı öyle sırtında kazma sapı falan kırmayada gerek yok genç kardeşlerimize yarınları adres gösterelim o yeter,bu duygu ve düşüncelerle hakikaten Peygamberlik kadar kutsal olan mesleğinizde tüm öğretmen arkadaşların başarılarının devamını diler saygılar sunarım.M.Kemal Aktürk-Bursa

M
murat öbekci· eski üye29 Aralık 2008

hocam bıraz geçte olsa gününüz kutlu olsun. sizin ögrenciniz olmakla ne kadar övünsek azdır Allah memleketimizden sizin gibi hocaları eksık etmesin nice Sabri ÇİÇEKÇİ' LER yetiştirmenız dileğiyle