İçeriğe atla
← Köşe yazılarına dön

Fakir ülkeler niçin fakirdir?

İ
İskilip.com Arşivi30 Mart 2010

Tim Harford fakir ülkelerin niçin fakir olduğuna dair cevap bulabilmek için çıktığı Kamerun seyahatini “Görünmeyen Ekonomist” kitabının bir bölümünde özetlemiş. Kendi yaşadıklarımı düşününce Kamerun çok da uzak değilmiş diye düşünmeden edemedim. Şimdi sizi Tim Harford’un görünmeyen ekonomist kitabının 8. bölümünden Kamerun’a ilişkin yorumsuz bir alıntı ve Harford’un kendi yorumlarıyla bırakıyorum. Kamerun’a ulaştıktan birkaç gün sonra ülkenin en prestijli okullarından birini ziyaret ettim. Okul yönetimi iki ayrı kütüphane binasına sahip olmaktan dolayı gururluydu fakat kütüphane sorumlusu mutsuzdu, nedenini az sonra anladım. Kütüphane ilk bakışta çok etkileyiciydi. Müdürün saray gibi evi dışında kampustaki iki katlı, tek binaydı. Tasarımı da cesurdu. Eğimli çatı٨ şekli yerine, sehpada duran açık bir kitabın sayfaları gibi merkezden ٧ şeklinde yükseliyordu. Kamerun’un kuru mevsiminde yakıcı güneş ışığının altında dururken, ilk bakışta kocaman açık bir çatıyla ilgili problemin ne olduğunu anlamak zordu. Ta ki Kamerun’un birde yağmurlu sezonunun olduğunu hatırlayana kadar ki mimarın da hatırlamamış olduğu açıkça görülüyordu. Kamerun’da yağmur yağdığında beş ay aralıksız yağar ve oldukça serttir. Tahribatı görmek için kütüphaneye adım attığımda yeterli şeyleri gördüm. Zemin sayısız kirli su birikintisi içindeydi. Hava bana ekvatordaki modern bir binayı değil, Avrupa’daki nemli bir mağarayı hatırlatırcasına küf kokuyordu. Bin yaşındaki bir Bizans freski gibi, duvarlardan sıva dökülüyordu. Fakat bina sadece 4 yaşındaydı. Bu şok edici bir israftır. Okul yönetimi kütüphane inşa etmek yerine kırk bin kitap veya internet bağlantılı bilgisayarlar satın alabilirdi veya fakir çocuklara burs verebilirdi. Bu alternatiflerden herhangi birisi kullanılamayan kütüphaneden daha iyi olurdu. Okulun aslında yeni bir kütüphaneye ihtiyacı da yoktu, eskisi çalışır durumdaydı, okulun sahip olduğunun üç katı kadar kitap alabilirdi ve su geçirmezdi. Müdür, ya suyun kitapları mahvettiğini göremeyecek kadar aptaldı ya da kitaplar pek umurunda değildi ve sadece kütüphanenin içinde kitaplar olduğunu göstermek istiyordu. İkinci açıklama daha olası gözüküyor. Kamerunlular ne bizlerden daha aptal, ne de daha akıllıdırlar. Aptalca gözüken hatalar, Kamerun’da aynı anda ve her yerdedir ki, aradığımız tatmin edici açıklama yetersizlik olamaz. Orada işleyen daha sistematik bir şeyler vardır. Bir kere daha karar vericilerin motivasyonunun unsurlarını gözden geçirmeliyiz. … Durumu gözden geçirin: gereksinime göre değil, sosyal bağlantılarla sağlanan para; kullanmak için değil, prestij için tasarlanan bir proje; izleme ve hesap verme eksikliği ve işin kalitesiyle pek ilgili olmayan biri tarafından şov amaçlı görevlendirilmiş bir mimar. Sonuç şaşırtıcı değil. Asla inşa edilmemesi gereken bir proje inşa edildi ve kötü inşa edildi. Kamerun’da kişi başına yıllık gelir 2008’de 2300 dolar olarak hesaplanmış. Dünya yolsuzluk sıralamasında 163 ülke arasında 138. sıradaki Kamerun’da Harford bürokratik işlemlerin aşırılığından bahsettikten sonra ülkede rüşvetin alınmayıp, verildiğini esprili bir şekilde ifade ediyor; Her prosedür rüşvet sızdırmak için bir fırsattır. Standart süreçler ne kadar yavaşlarsa hızlandırma parası ödeme eğilimi de o kadar büyür. Harford’un dikkatini çeken bir başka olay ise trafikteki iletişim dili olmuş. Batıda neredeyse hiç duyulmayan korna seslerinin Kamerun’da ne anlama geldiklerini keşfeden yazar en çok kullanılan iletişim kalıplarından bazılarını şöyle sıralamış: BİİİİP: Beni görmüyorsun ama arabamda boş yerim var. BİİİİP: Seni görüyorum ama arabamda boş yerim yok BİİİİP: Seni alamam çünkü farklı bir yere gidiyorum BİİİİP: Seni alabilirim…..atla BİİİİP: Bir saniye içinde direksiyonu kıracağım ve seni yere sereceğim. Yürü _İskilip.com arşivi — köşe yazısı_ _Kaynak: İskilip.com arşivi (2010)_

2 görüntülenme

3 yanıt

S
salih· eski üye31 Mart 2010

Bu yazıyı üniversite inşaaa edenler bi okusun lütfen. Ondokuzmayısta çatısı düz binaları, ODTÜ'de bilhassa arayan bulamasın diye yapılan o koca labirentleri, XXXXX'de mimar çizmeyi unuttu diye penceresi yapılmayan binaları yapanlar allahaşkına bir okusun... Bu yazıyı eğitim politikacılarımızda bir okusun lütfen: Kulanabilecek bir allahın kulu olmadığı halde 1992'den beri okullara yetersizbilgisayarları pompalayanlar, Makineyi okula göndermekle tüm sorunları çözdüğünü sananlar, Teknoloji çöplüğü sıralamasında okul başı 10 ve üzeri ile bizi rekora koşturanlar lütfen iyice okusun.

S
scicekci· eski üye31 Mart 2010

ben bu filmi daha önce görmüş gibiyim ama eksik kalan bir yerler var boşalan köylere okullar küçücük köylere bütün bölgeyi içerisine alacak kadar devasa ve süslü camiler yapılmış ülkenin her bölgesinde yağmur yağan yerede kar yağan yerede ortak tip proje uygulanmış ev gördüm oda kapısı altmış cm başka bir yerde mühendisin çizdiği projeyi hesaplamaları ustalar değiştirmiş eğer bunları filmde görmediysem mutlaka rüyamda gördüm hayırdır inşaallah

K
köksallar· eski üye6 Haziran 2010

Hocam BİİİP kısımları olmasa, bu ülke neresi diye sorsaydınız TÜRKİYE derdim ancak filmdeki esas gobel farklı çıktı Saygılarımla..A.KÖKSAL