İçeriğe atla
← Köşe yazılarına dön

Eğitimci Gözüyle

P
Prof. Dr. M.Engin DenizKöşe Yazarı31 Aralık 2007

MERHABALAR, Öncelikli olarak, yeni yayın hayatına başlayan iskilip.com’a başarılar diliyorum. Umarım yayınlarıyla tüm hemşerilerimizi hem bilgilendirir hem de olaylara objektif bakış açıları kazanmalarına katkı sağlar. Bana da yazı yazmam konusunda teklif geldiğinde çok sevindiğimi belirtmek isterim. Böylece memleketimize, küçükte olsa belki, bir katkı sağlama fırsatım olacak. Bunun içinde ilgililere teşekkür ediyorum. Değerli okuyucular bu köşede sizlerle neleri paylaşacağım hakkında da bilgi vermek istiyorum. Genel çerçeve, eğitim ve psikoloji konuları üzerine yazılar yazmayı düşünüyorum. Tabii ki bu konuların alt başlıklarını sıralamaya kalksak, bu köşe yeterli gelmeyebilir. Ama özetle eğitim sistemi, bu sistem içerisinde yönetici, öğretmen, öğrenci ve velilere yönelik bilgilerimi sizinle paylaşmaya çalışacağım. Yazılarımda sadece teorik bilgiler değil, özellikle bunların uygulama boyutuna da değinmek istiyorum. Tüm hemşerilerimiz, her zaman çocuklarının eğitimine büyük önem vermişlerdir. Gençlerin eğitimi konusunda ailelerin yanında öğretmenlerimiz hatta çevre de bu konuda duyarlı davranmaktadırlar. Bu vesile ile ben de rahmetli babam emekli öğretmen Mahmut Deniz’i minnetle ve şükranla anıyorum. Ben eğitim-öğretim hayatını ortaöğretim sonuna kadar İskilip’te tamamlamış birisi olarak bu konudaki hassasiyetleri bilen ve yaşayan birisiyim. Bizim dönemlerde üniversite sınavını kazanma oranı yüksekti. Ancak son yıllarda kazanma oranlarının geçmiş yıllara göre biraz düştüğüne ilişkin bilgiler alıyorum. Bunun pek çok nedeni olabilir. Temennimiz her geçen yıl üniversite sınavını kazanan öğrenci sayısının artması. Ben, İskilipli bir akademisyen olarak, bir hemşerimizi üniversitemizde gördüğümde mutlu oluyorum. İşte değerli hemşerilerim ben de yazılarımla eğitim öğretime ilişkin sizlerin mevcut bilgilerinize katkı sağlamaya çalışacağım. Eğitim konusundaki duyarlılığımızı, çocuklarımızı ve gençlerimizi nasıl yönlendirmemiz gerekir, onlara karşı nasıl olumlu bir yaklaşım sergileyeceğiz, gelişimlerine nasıl katkı sağlayacağız, bunları anlatmaya çalışacağım. Bu konularda hem velilere hem öğretmenlere hem de gençlere önerilerim olacak. Çünkü çocuklarımız bizler için en değerli varlıklardır. Bazen herhangi özel bir eşyamıza gösterdiğimiz özeni, maalesef çocuklarımıza karşı göstermediğimiz zamanlar oluyor. Onlar küçük anlamazlar, büyüyünce öğrenirler gibi bakış açılarının bilimsel bir temeli yoktur. Gerçek olan, çocukların aslında daha küçükken pek çok şeyi öğrendiği ve öğrenmesi gerektiğidir. Yapılan araştırmalar çocukluğumuza ilişkin bilgileri hatırlama yaşı ortalama olarak 3,2 yaştır. Öyleyse anne-babalar ve okul ortamlarında öğretmenler çocuklara ve gençlere karşı tutum ve davranışlarında yapıcı, uygun ortamları hazırlayan ve uygun model davranışlarını sunma konusunda örnek olmaları gerekmektedir. Yukarıda ifade etmeye çalıştığım konuları önümüzdeki günlerde yazmaya çalışacağım, umarım yararlı olur, bu dilek ve temennilerle tüm okuyuculara merhaba diyor ve bu yazımı Mevlana’nın şu sözleriyle tamamlamak istiyorum; Bütün kainat birbirine sevgiyle bağlanmış. Sevgini vermesini öğren, çünkü gönlün anlasın ki, Hepsine yer varmış, Sevgisiz insandan, dünya, unutma ki korkarmış. _Kaynak: İskilip.com arşivi (2007)_

2 görüntülenme

Henüz yanıt yok — ilk yazan sen ol