Değişim Rüzgarları
DEĞİŞİM RÜZGARLARI Selam olsun İskilip.com okurlarına… Uzunca bir aradan sonra yine, yeniden buradayım ; çok mutlu , biraz mahcup … Sizlerden özür diliyorum. Evet gerçekten biraz ihmalkar davrandım. Üstelik artık İskilip’teyim. Demek ki uzaktan daha iyi görüyormuşum buraları. Aslında çoğu zaman özlüyordum ve bu özlemle yazıyordum. Bu ekrandan uzak olduğum zaman zarfında birçok okuyucumdan çok değerli e-postalar aldım. Hepsine duyarlılıkları için teşekkür etmek istiyorum. Birçoğu “Davet” adlı yazımla ilgili olarak fikirlerini paylaşmak istemişler. Kimileri bu konuda adım attıklarını ama türlü engellerle karşılaştıklarından bahsetmişler. Adım atmalarına şaşırdım. Fakat engellerle karşılaşmış olmaları beni çok da şaşırtmadı. Bu konuya tekrar dalmadan sizlerle başka şeyler paylaşmak istiyorum. Siz hiç, bir süreliğine İskilip’ten uzaklara gidip , tekrar döndüğünüzde “Acaba bir değişiklik var mı ?” diyerek meraklı gözlerle etrafa bakıp, her şeyin aynı durduğunu görünce hüsrana uğradınız mı? Ben uğradım,hem de hayatım boyunca. Özellikle öğrencilik yıllarımda , her fırsatta İskilip’e gelirken, büyük bir heyecanla otobüsün camına yapışıp “Ne var , neler değişmiş” diye bakar dururdum. Çoğunlukla her şey bıraktığım gibi karşılardı beni, yıkılmış eski evlerin yerine kondurulmuş “ucube” kılıklı , şehrin, çoğu zaman yolun ortasında eğreti duran , yeni yapılmış binalar hariç. Hamam aynı da taslar plastik… İskilip’in siyah beyaz yıllarda çekilmiş fotoğraflarına bakıyorum da her şey birbiriyle nasıl da ahenk içinde. Gözü yoran bir şey yok. Şuan bile bazı arka sokaklara girdiğinizde; her evin önünde bir bahçe , evlerinse hizaya geçip hazır olda beklediğini görebilirsiniz. Eskiler estetik kaygıdan yoksun değillermiş. Şimdilerde tamam, binalar güzel de yolun orta yerinde ne işi var be kardeşim. Her evin cephesi başka bir tarafa dönmüş . Sanki onlar da birbirlerinin görüntüsünden rahatsız ,başka başka ufuklara bakıyor. E biz İskilip halkı ,olarak hele de İskilip’in yararına, hiçbir zaman aynı ufka bakmadık ki onlar baksın. Ben İskilip’in görüntüsünden çok rahatsızım. Değerli bir tabloyu almış da hergelen tabloya uyup uymadığına bakmaksızın yeni yeni objeler, figürler eklemiş gibi eğreti duruyor. Büyü bozulmuş. Şehir planlaması konusunda ciddi ciddi girişimlerde bulunulmalı.Yeniyi yaparken eskiyi heba etmemeli. Sözlüklerden “estetik” kelimesinin anlamına bakıp İskilip’e bir de bu sözcükten bakmalı… Biraz da güzelleştirilmeli. Şehrin girişinde gelenleri farklı güzellikler karşılamalı. İskilip’e biraz makyaj yapmalı. İskilip’ten çok daha küçük ilçelerde bile küçük değişikliklerle büyük güzellikler yapmışlar. Şehrin “orijinal havasını bozmadan” neden biz de bazı değişiklikler yapmayalım ki? Neden “İmine Deyze Angara’dan torununu neyim görmüş gelirken” , İskilip’e gelince “anaaaaam niyitmişle , nahal da gozel olmuş” diye hem şaşırıp hem sevinmesin? Bence çok çok zahmetlere girmeden “dağları çamları devirmeden” küçücük değişimlerle herkesin hoşuna gidecek büyük güzellikler yapılabilir. Yakışır … 17 ARALIK 2009 _Kaynak: İskilip.com arşivi (2009)_
5 yanıt
En son gelişimde akçay kıyısındaki demir parmaklıklar gözüme takıldı daha öncekiler daha estetikti sanki.. Biraz hapishane gibi olmuş.. Ahh bir de onlara zarar verenler olmasa, siyaseten mi yapıyorlar yoksa zevk için mi(!)... Sanırsam artık İskilip teki tarihi evlerin de restore çalışmaları başlamış.. artık umut ediyorum ki tarihi evlerimizi harabe biçimde görmeyeceğiz... Şehrin imar planı bence de çok kötü zamanın belediyesi buna nasıl müsade etmiş merak ettim doğrusu özellikle 100. yıl caddesindeki evler... Bu arada İskilip'teki en çok sevdiğim şey eski evler.. Her ne kadar biraz önce harabe şeklinde görmemeyi umut etsem de ben onların bu haline bayılıyorum, kim bilir o yıkık dökük harabe evlerin içerisinde ne mutluluklar, ne üzüntüler yaşandı, nelere şahit oldu.. sizce de öyle değil mi tıpkı yıllar sonra eski bir sandıktan çıkan tozlu bir fotoğraf gibi... Biraz uzun ve alakasız oldu sanırsam okuyanlara teşekkürler..
hoş geldiniz sevgili öğretmenim özlemiştik sizi ve yazılarınızı ama hem okuldaki hemde özel hayatınızdaki yoğunluğunuzu biliyoruz bundan sonra umarım arayı bu kadar soğutmazsınız iskilipe sizler düşünceleri aydın gönülleri geniş kültürleri geniş elleri kalem tutan insanlarımız sahip çıkacaklardır hiç endişem yok haydi hemen kolları sıvayın ekibi bulacaksınız bakın yorumlar bile gelişmelere yol açacaktır ben (inoktaanokta)nın yorumuna kısmen katılıyorum siz yazın yeterki selam sevgi ve saygılarımla
Hakikaten çok güzel bir konuya bu yazıyla parmak basılmış.Dün akşam iskiliple ilgili fotoğrafları incelerken 1935 te kale dibinden çekilmiş bi fotoğraf ilişti gözüme , sanki iskilip dümdüz bir arazideymiş gibi geldi , şaşkın şaşkın bakarken dikkatimi Sayın Baranın bahsettiği yapılaşma dikkatimi çekti , 2-3 katlı ki üç katlı çok az yapı var geneli 1-2 katlı ve çok muntazam dizilmiş , insanın gözü gönlü açılıyor desem yeridir... 2007 den beri istanbul beykozdayım , beykozda tarihin esintilerini taşıyan çok şirin bir ilçe , yalılar , konaklar v.s. neyse lafı fazla uzatmayayım , boğaaz içi kanunu geldikten sonra evlerin bırakın şekil değiştirilmesini camların ölçüleri varya onların bile bire bir yapılması isteniyor, aksi taktirde binanın cephesini bile yıktırıyorlar , onu geçin bizim evin eski sıvası dökülmüş bir duvarı vardı , ev sahibi sıvasını yaptıralım dedi ,belediyenin dediği sadece sıva olmaz kardeşim sıvanın dışına yapıştırma taşlardan kılıf geçirin kara sıva ile görüntü kirliliği olmasın.... Evet !!! Maalesef bizim memketimizde oy sevdasına her şey feda ediliyor .birde geçenlerde belediye encümen toplantı kararlarına gözüm ilişti ,kararların % 80 i yapı üzerine ahmet ağanın evine 4. katın eklenmesi , hanife hanımın çaytısının yükseltilmesi....bizim memletimiz hem ilmi hemde mimari olarak gelecekte tarihe tanıklık edecek bir yer olmaya aday iken ,...Belediyeden istirham edelim bence hep beraber , çorum caddesinde 4 kamerayla sıkışıp kalmasın memeleket , sadece para kazanmak yada menfaatler peşinde koşmak değil hayat gençlerimize hayatın zorluklarından bahsederken manevi bütünlüğün yozlaşmaya yüz tuttuğuda anlatılmalı bence ki büyüklerimiz genelde hayatın zorluklarını anlattılar bize , ve maalesef ki unutulmaya yüz tutan tarihimiz kirli batı yalanlarıyla karartılmaya çalışılıyor...neyse biraz konunun dışına çıktık ama bence yapılaşma kadar ahlak erozyonuda ele alınmalı... inşallah yanılıyorumdur ama bi 10-15 yıl sonra iskilip sadece binalarla dolu bir ilçe kalacak.. yatırımları eve arabaya değil geleceğe yaparsak(iş sahası , bilim araştırma ...) inşallah iskilipte çocuklarımıza daha iyi bir gelecek olacaktır. Saygılarımla... Teşekkür ederim..
Mine hanım hoş geldiniz. şehir yapısı olarak çok bir değişiklik beklemeyin aslına bakarsanız biz o iskilibi özlüyoruz. siz gittiğinizde iskilip komple değişmiş olsa olmaz bende 2003 den bu yana istanbulun kahrını çekenlerdenim şöyl yazayım kusura bakmaksanız eğer ben ilk buraya geldiğimde her dönüşümde stad dan başlar sağlı sollu ne değişmiş diye süzerdim iskilibi sonra istanbulunda iç yapısını görünce yani tabiri caizse arka sokaklarını şimdi stad girişinden bakıyorum. ama ne değişmiş diye değil ne kadar güzel diye yazınızdaki haklı bölümlerinden bir tanesi çaprık yapılaşma bunu halen ve halen engeleye bilmiş değil belediyemiz ve imar müdürlüğümüz belli konulaa standart getirilirse çok daha güzel olacak mesela bu konuda katılıyorum size eski iskilipde gerçekdende varmış bir ahenk evler hep bir yada iki kat oldugu için daha aydınlıkmış mesela ilçe şimdi şeyhavsi köprü girişindeki eski tosya yazanesinin yanında üç adet bina var mesela ben ordan geçerken bunalıyorum yolun ağzında 5 6 katlı bu ve bunun gibileri teşekkür ederim yazınız için kolay gelsin saygı ve selamlarımla
Bende sizinle aynı düşcelerinizi paylaşıyorum tabiki iskilip'in yararına olan hergüzellige katılıyorum.[:II][:II][:II][:II][:)9][:II][:)9][:II]