Birazda Spor Olsun
İnsan yılda bir kaç kez de olsa memleket havasını içine çekmeyi özlüyor. Eşle dostla sohbet etmeyi, geçmişi konuşmayı ve hele gelişiniz yaz ayına rastlamışsa başta dolma olmak üzere değişik lezzetlerden tatmayı istiyorsunuzdur. İskilip dışında yaşayan benim gibi bir çok hemşehrim böyle geçirir zamanını. Tabi birde varolan zaman boşluklarını doldurma adına İsklip'in geçmişi, bugünü ve yarını üzerine iki laf patlatmayı da unutmamak gerek. Zira geleneklere aykırı davranmış olursunuz. Hele o bildik lafı "her geldiğimde aynı, hiç değişmemiş memleket" sözünü söylemek adetten olmuştur. E söylemek de bir güzel oluyor canım. Benim anlamadığım neyi bekliyorduk da neyin değişmediğidir. Mesela; Yolları beton asfaltla kaplanmış, sarı çizgilerle çizilmiş, her kavşağında tarafik ışıklarının olduğu caddeler mi bekliyorduk. Birinci organize sanayi bölgesi tamamlanmış, ikinci organize sanayi bölgesinin temeli atılmış bir iskilip mi? Bekliyorduk. Bütün kahvehanelerin boş, insanların tamamıyla fabrikalara taşındığı bir İskilip mi? Eski evlerin ve arastaların restore edildiği, geleneksel el sanatların üretilip gelen turistlere pazarlandığı bir İskilip mi? Ülkenin önemli stratejik bir üretim tesisinin kurulduğu ve bu sayede binlerce nüfusun yaşadığı bir İskilip mi? İçerisinden otoban ve demiryolunun geçtiği bir İskilip mi? Yada modern ve bir o kadarda organik tarımın yapıldığı ve iyi pazarlama, depolama şartlarının oluşturulduğu bir tarım şehri İskilip mi? İstersem sayfalarca hayal başlıkları yazabilirim buraya. Düşünmenin sınırı yok elbet. Hatta bunları yazarken dahi bir hoş oluyor insan. Tabiî ki düşünce ile var olabilme arasına bir nesne koymak lazım. O da insan. İnsan önce istemeli, sonra azmetmeli ve başarmalı. Oradan bakıldığında bunların hayalden öteye gitmesi mümkün gibi görülmüyor. Zira benim memleketimde insanlar halen günlük siyasetle uğraşmaya devam ediyor. Bunun genetik bir anlayış olduğuna ben de inanmaya başladım. Bırakın bunları hayal etmeyi önlerinde oldukça çirkin bir şekilde duran şehir stadının dahi durumunu görmüyorlar. Memlekete geldiğimde en sık uğrak yerlerimden biridir şehir stadı. Futbol oynamam ama koşmayı severim. Bizim giden kaymakamımız gibi. Sayın Kurubal'da spor yapardı. Ama yazın da daha estetik olsun diye mi yoksa oksijen dengesini sağlamak için midir? Bilemem stada kömür yığardı. Ve bizim yerel gazetelerin birinde yalnış hatırlamıyorsam şöyle bir başlık vardı "Sporcu Kaymakam" diye. Yaklaşık 25 tur atarmış. Bende okadar koşardım ama o kömür torbalarının neresinden dolanırdı bilemem ama ben bazen üzerinden atlardım ki, engelli çalışmasını da yapayım diye. Öğrendim ki, stad şimdi belediyeye devredilmiş ve hatta yenişleştirilmek için çalışmalar başlatılmış. Yine yerel bir gazete birinci sayfadan haber verdi bu olayı. İnanın içim bir sevinçle kaplandı ki. Memlekete gittiğimde pisti ve sahası düzenlemiş, genç yaşlı-kadın erkek herkesin spor yaptığı bir ortamda ben de spor yapacağım diye ama nafile. Sayın Öztürk'te çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için tedbirler almış sadece. Zira stada koşturarak gittiğim ilk gün üzerlerinde Belediye Spor yazılı mavi formaların olduğu 10-12 yaşlarında çocuk kazılmış sahanın tuvalalet tarafındaki kesiminde ayağa pas ve sonradanda minyatür çift kale yaptılar. Zannedersem bu çocuklar aileleri tarafından futbol yaz okuluna gönderilen çocuklar. Aileler bu çocuklarını niye gönderir yaz okuluna; Yaz aylarını iyi değerlendirmek ve spor yaparak daha sağlıklı bir yapıya kavuşması için. Ama kuzey rüzgarı ile yerden kalkan toz tamamıyla bu minicik çocukların ciğerlerine yapışıyordu. Tabi burada insanın taammüden insan hastalandırıldığını düşünmek yerine, olsa olsa bu çocukların bağışıklık sistemini geliştirmeye yönelik uygulamadır diye düşünmek gerek. İyi tarafından bakmak lazım. Bu durumu bir dostumla paylaştım. Uzun uzun yeşil alan ve spor tesislerin eksikliğinden konuştuk. İnsanca yaşanılan modern dünyada var olması gereken iki şeyden, yeşil alan ve spor alanların gerekliliğinden bahsettik. Ve bana ne dedi biliyor musunuz? "Bütün bunların olması için insanın ihtiyaç hissetmesi ve talep etmesi gerekir." Sözün bittiği yere gelmiştik ve bitti. _Kaynak: İskilip.com arşivi (2008)_
2 yanıt
hocam elinize sağlık yazınızın girişi çok hızlıydı da sonucun sadece sahayla bitmesi hızımı kesti devamını bekliyorum saygılarımla
sayın hocam yorum yazmakta geç kaldığım için özür dilerim.Bizim gibi bir avuç sporseverin duygularına tercüman olduğunuz için teşekkür ederim.Kaymakam - Belediye Başkanı gibi mülki ve idari amirlerin herhalde spor yapanından çok yaptıranı makbul olmalıdır diye düşünüyorum.