Biraz Memleketten Biraz Ülke Gündeminden
Merhaba değerli hemşerilerim, Bu sayfadan sizlerle görüşmeyeli uzun zaman oldu, sizlerden özür diliyorum. Bu arada yaz tatili bitti ve Ramazan Bayramını kutladık. Ben de hem yaz tatilini hem de bayramı birleştirerek memlekette tatil yapmanın keyfine yaşadım. Keyif diyorum çünkü kimleri görmedim ki! Uzun zamandır görmediğim Naci Üstünel öğretmenimi, arkadaşlarımı ve dostlarımı görme fırsatım oldu. İskilip’te “park” gerçekten çok önemli bir buluşma noktası aynı zamanda güzel bir mekân. Bu tür mekânların çoğalması gerektiğini de düşünüyorum. Bu anlamda marka olma yolunda hızla ilerleyen “seyir tepe” umarım hizmet kalitesini arttırarak devam eder. Çünkü farklı şehirlerden özellikle “İskilip Dolması” yemek için memleketimize gelen kişilerin sayısının hızla arttığına hepimiz şahit olmaktayız. Bir diğer mekân İskilip Çatalkara Kültür ve Sanatevi, bayramda uğrama fırsatım oldu. Bahçesi ile konağın tarihi dokusu bütünleşmiş. Aslında buna benzer pek çok tarihi ev restore edilerek turizme kazandırılabilir. Bu konuda değerli çalışmalar yapan belediye başkanımız Numan Sezer Bey’den tekrar bu konularda özellikle biz gurbette olanlar adına ricada bulunmuş olalım. Bunun yanında diğer bir konu şehir içi trafiğin düzenlenmesi. Mutlaka yetkililerde farkında ama henüz çözüm üretilemediğini görüyoruz ve bir kez daha araçların park sorununun çözümlenmesini diliyoruz. OKULLARIMIZDA ZİLLER ÇALMAK ÜZERE! Ülke gündemine gelince malum okulların açılması ve yeni eğitim sistemi konuşulan konular arasında. Elbette ülkemizde başka ciddi sorunlarda mevcut, ancak bırakalım onu da uzmanları konuşsun. Biz buradan sadece bir an önce çözümlenmesini dileyebiliriz. Yeni eğitim sistemi de çok tartışılıyor. Her yeni sistemin tartışılması ve konuşulması elbette doğal. Önemli olan yeni eğitim sistemine hazır mıyız? Malum bir önceki 8 yıllık eğitim sistemi de çok tartışılmıştı. Ben polemiğe girmeden konuyu ilkesel temel üzerinde konuşmak istiyorum. 8 yıllık kesintisiz eğitimle ilköğretim birinci sınıf öğrencisi ile sekizinci sınıf öğrencisi aynı fiziksel mekanı paylaşmak zorunda kalmışlardı. Çocukların gelişim dönemleri düşünüldüğünde, bu durum, çocuklar için pek çok zorluğa neden olmuştu. Yeni sistemde de 60-72 aylar arasındaki çocuklar aynı sınıfları paylaşacaklar. Bu çocukların okula hazırbulunuşlukları bir değildir. Duygusal, fiziksel, zihinsel ve toplumsal gelişimleri göz ardı edilmiş olmuyor mu? Şimdi bu soruları çoğalta biliriz. Söylemek istediğim eğer yeni bir sistem getiriliyorsa, bilimsel olarak ön uygulamalarının yapılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Böylece sistemdeki aksaklıkları görme ve düzeltme fırsatına sahip oluruz. Sonraki aşamada ise tüm ülke geneline yaygınlaştırabiliriz. Tüm bu süreçleri göz ardı ettiğimizde öğrenci tedirgin, veli tedirgin, öğretmen tedirgin bir şekilde yeni eğitim ve öğretime başlamak durumunda kalıyoruz. Sonuçta çocuklarımız ülkemizin geleceği, onların en iyi eğitimi almalarını sağlamak ve en donanımlı okullarda yarınlara hazırlanma fırsatı vermek zorundayız. Okul dediğimiz kurumların sadece sıralardan ve tahtalardan ibaret olmadığını biliyoruz. Kaç okulumuzda yüzme havuzu var, hadi bu çok uç bir örnek oldu diyelim, kaç okulumuzda spor salonları mevcut. Biz çocuklarımıza sadece bilişsel eğitim vererek onları yarınlara hazırlayamayız. Türk Milli Eğitimi’nin önemli amaçlarından birisinin de ruh sağlığı yerinde bireyler yetiştirmek olduğunu hatırlamanın zamanı geldi de geçiyor bile! Okullarımızda önümüzdeki haftadan itibaren yeni dönem başlayacak. Bu konu da daha önce bazı önerilerde bulunduk. Velilerimiz de okuyorlar bu konuları araştırıyorlar elbette. Kısaca çocuklarımıza önce kendi davranışlarımızla model olup, başarılı olacakları konusunda motive etmeliyiz. Yetersizliklerini değil yeterli oldukları alanlara vurgu yapalım lütfen. Yeni başlayacak çocuklarımızın ilk günler yanında olalım, daha erken saatlerde onları okulda bekleyelim. Böylece korku ve kaygı geliştirmesinin de önüne geçmiş oluruz. İlk günler zorlanmaları doğaldır, aşırı tepkiler vermekten kaçınmalı ve cesaretlendirmeliyiz. Evet değerli hemşerilerim, galiba uzun zamandır yazmayınca farklı farklı konulara değinip sözü de uzatmış olduk. Tekrar görüşmek dileğiyle selam ve saygılarımı sunarım. Sağlıcakla kalınız. _İskilip.com arşivi — köşe yazısı_ _Kaynak: İskilip.com arşivi (2012)_
2 yanıt
Bizde yazınızı bekliyorduk Saygıdeğer Hocam. Özet bir yazı olsa da ipuçları veriyor. Sizi İskilip’te görmeyi ve dinlemeyi bende çok isterdim. Özellikle de eğitimle ve İskilip’le ilgili öngörülerinizi değerlendirmelerinizi, uzun uzun dinlemeyi çok isterdim. İskilip’te olanı biteni, olup ta bitmemesi gerekenlerini, olup bitmemesi hatta hiç olmaması gerekenleri sadece benle değil geniş bir toplulukla konuşmanızı, konuşulduğunu dinlemek isterdim. İskilip için yeni vizyon ve bu vizyonu gerçekleştirmek için yol haritasının belirlenmesi gerektiği seçim sath-ı mailine girildiği şu günlerde sizin gibi âkil insanların bir araya gelmesi ne güzel olurdu. Selam ve saygılarımla. S. Çiçekci
Değerli Hocam, ilginize çok teşekkür ederim. İskilip'te yaşayanlar olarak, elbette sorunları yakından biliyorsunuz. Uzaktan ahkam kesmek gibi bir niyetimin olmadığını belirtmek isterim. Memleketle ilgili katkı sağlayabileceğim bir konu olursa elimden geleni yapmaya hazır olduğumu belirtmek istiyorum. Selam ve saygılarımla.