2010 yılı Kur’an yılı…
“Rabbin kelimelerini yazmak için okyanuslar mürekkep olsaydı, hatta ona bir misli daha ilave edilseydi, okyanuslar bitip tükenecekti ama, O’nun ( teşri ve tekvini ile alakalı ) kelimeleri bitmeyecekti.” (Kehf :18/109) Kur’anı kerim her asra baktığı ve ışıklandırdığı gibi her şahsa bakar ve nurlandırır. Fakat herkesin istifadesi aynı derecede olmaz. Başta Efendimizin (s.a.v), ashabının ve daha sonraları gelen ehli keşiflerin Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyanı anlama yorumlama yaşama kapasiteleri ve bizlerin durumları farklı seviyelerde cereyan eder. Şunuda ifade etmekte fayda var; Dağda çobanlık yapan ümmi bir zatında Kur’an dan istifadesi olacaktır. Ancak; iş yorumlama, hüküm çıkarma, anlatma ve öğretme noktasına geldiğinde bu konuda ciddi bir konumda bulunulması gerekmektedir. Bu yolda çığır açmış ve önümüzü aydınlamış ehli keşiflerden yararlanmak gerekir. Aksi takdir de ben bana yeterim! Anlamam için kimseye ihtiyacım yok! Gibi firavun vari hırıltılar, birincisi aydınlık yolda karanlığa gömülmek gibi olup, Büyüklerimize karşı saygısızlık ve onların keşfettiklerinden istifade edememe, İkincisi nefsi ve enaniyeti kocaman bir hale getirip nemrutlaşma sonucuna düşülebilir.(Hafizanallah) Çok şey söylenebilecek bu geniş konu ile ilgili Bir büyüğümüzün “Kur’an-ın Altın İkliminde” eserinden çok ciddi istifade ettiğimi tarama ve inceleme sonucunda sizinle paylaşılabilecek şekilde daraltıp ta daralttığımı söyleyerek başlamak istiyorum. Tahliller bana ait değil sunuş bana aittir , yoksa müellifine büyük hürmetsizlik etmiş olurum .(Hafizanallah) . . . 2010 yılı Kur’an yılı… Kur’an-a hürmeten; Kur’anın özellikleri ,Mucizevi yönü Allah (c.c) kelamı oluşu; Kur’andaki ifade üstünlüğü, nazmının cezaleti; bol ve bereketli çok yönlü anlatım tarzı, birbirini destekleyen mana yönleri , beyanının bediliği ;üslubundaki tazelik bu zamana kadar hiç görülmemiş enfes imrendirici anlatım, şairleri dehşete düşürecek beyan yöntemi , harflere kadar inen büyüleyicilik, insicamı sözlerin yerli yerinde kullanılışı ve daha bir çok mükemmel vasıfları onun Allah kelamı olduğunun apaçık delillerindendir. Saraydaki insanla sokaktaki insanı alıp her ikisine de aynı anda hitap eder. Her ikisi de Aynı anda ona muhatap olur, talebeliğine girer. Bu da Kur’an-ı azimüşşanın umumi manadaki camiiyeti yani herkesi kuşattığı anlamına gelir. Asırlar buyunca alimler hep ona müracaat etmiş, kaynak olarak hep ona yönelmişlerdir. O da İmam Ebu Hanife, İmam Şafii, İmam Malik , İmam Ahmed bin Hanbel, diğer taraftan, İmam-ı Rabbani, Mevlana Celaleddini rumi, Abdülkadir Geylani, Said Nursi Muhammed Fetullah Gülen Hocaefendi gibi nicelerine ışık tutmuş , rehberlik yapmış, güneşleri haline gelmiştir. Sureler arasında münasebet olduğu gibi, bazen birbirinden uzak ayetler arasında dahi münasebetler kurulur, hatta bazı ayetlerin belli bölümlerini sanki bir başka ayetin diğer kısmı tamamlar münasebetindedir. 23 yılda farklı vakıalar , haller, durumlar farklı insan ve muhataplara parça parça ,peyderpey inmesine rağmen ayetler arasında ne bir kopukluk, zıtlık , aykırılık , ahengi bozan bir ifade bulmak mümkün değildir. O inişi tamamlanınca adeta tüm renkleri birbirine uygun anlatmak istediğini eksiksiz resmeden harkulade bir tablo gibidir. Susayan aşıklar onda menbağına , arifler yollarına, kaşifler keşiflerine ulaşırlar. Bir çok şeyin yanı sıra Kur’an-ı azimüşşanın daha önce yaşamış kavimleri ve toplulukları öne sürerek bizlere örnekler verdiğini görüyoruz. “Nuh kavmi de peygamberleri tekzip etti” Şuara suresi 26/105 “Ad kavmi de gönderilen Peygamberi yalanladı” Şuara suresi 26/123 “Semud kavmi de gönderilen elçileri yalanladı” Şuara suresi 26/141 Gibi ayeti kerimelerle günümüz insanına Peygamberimize sahip çıkılmasına ve getirdiklerine tabii olunmasına işaret ediyor. Hz. İbrahim, Hz Musa, Hz. Yusuf, vb peygamberlerin karakter tahlillerini de yaparak Ferd planında bizleri irşad ediyor, düzeltiyor. Münafık tipleri sergileyerek ikaz ediyor uyarıyor. İnsanı hidayete ulaştırmanın ipuçlarını örneklerle izah ediyor. Ortaya koyduğu her meseleye delil getiriyor açık kapı bırakmıyor. Son olarak Ahiret alemini bizle _Kaynak: İskilip.com arşivi (2010)_
1 yanıt
Yazılarınızı özlemiştik elinize sağlık